English-Turkish translations for damage:

hasarlı, hasar · zarar · zarar vermek · tazminat · bozmak · hasar yapmak · tahribat · zedelemek · other translations

damage hasarlı, hasar

This isn't about the damage You're back because something's going on with Wilson.

Bu hasar hakkında değil. Döndün çünkü Wilson'la ilgili bir şey oldu.

Is there any permanent damage?

Herhangi kalıcı bir hasar var mı?

He wasn't exactly alive, There was severe brain damage.

Tam olarak canlı sayılmazdı, beyninde ağır hasar vardı.

Click to see more example sentences
damage zarar

Well, there's brain damage, but at least he's still breathing.

Şey, beyni zarar görmüş, ama en azından hala nefes alıyor.

This case could cause serious political damage.

Bu dava ciddi bir politik zarar verebilir.

You've done enough damage!

Yeteri kadar zarar verdin.

Click to see more example sentences
damage zarar vermek

Haven't you done enough damage for one night!

Bir gece için yeterince zarar vermedin mi?

This case could cause serious political damage.

Bu dava ciddi bir politik zarar verebilir.

It will do more damage this way.

Bu şekilde daha çok zarar verir.

Click to see more example sentences
damage tazminat

Frankly, Your Honor, we want damages.

Doğrusu Sayın Yargıç, tazminat istiyoruz.

Bomb damage compensation.

Bomba hasarı tazminatı.

Demand reparation for the damages suffered by myself and César.

Tazminat talebi tazminat Cesar ve kendim tarafından yaşadı.

Click to see more example sentences
damage bozmak

This damage was caused by a Borg disruptor beam.

Bu hasar bir Borg bozucu ışınıyla meydana gelmiş.

Armor hardware damaged.

Zırh donanımı bozuldu.

There's water damage, circuits are fried, software's corrupted.

Sudan hasar görmüş, devreler yanmış, Yazılım bozulmuş.

Click to see more example sentences
damage hasar yapmak

Yeah, whoever did this did some serious damage to the system.

Evet bunu her kim yaptıysa sisteme ciddi hasar vermiş.

Dr. Loman, what kind of a blade could do that damage?

Dr. Loman. Bu tür hasarı ne tür bir bıçak yapabilir?

Damage Control, make check!

Hasar Kontrolü, kontrolü yapın.

Click to see more example sentences
damage tahribat

This is not beetle damage.

Bu böcek tahribatı değil.

It's a compressed vertebra, and some nerve damage

Sıkışmış bir omur var. Biraz da sinir tahribatı.

damage zedelemek

Rock stars damage their eardrums.

Rock yıldızları kulak zarını zedeler.