English-Turkish translations for dare:

cesaret · cüret etmek · cesaret etmek · meydan okuma · meydan okumak · other translations

dare cesaret

It'll be more fun. dare isn't part of a confession. well, neither is drinking.

Daha eğlenceli olur. Cesaret günah çıkarmanın bir parçası değil ama. Evet, içmek de değil.

Come on, let's play truth or dare.

Haydi, "Cesaret mi, gerçek mi?" Oynayalım.

Take me to another island, if you dare.

Beni başka bir adaya götür, cesaretin varsa.

Click to see more example sentences
dare cüret etmek

I am only an ordinary mortal, but dare this ordinary mortal ask you something?

Ben sıradan bir ölümlüyüm, fakat bu sıradan ölümlü sana bir şey sormaya cüret edebilir mi?

Don't you dare touch him.

Ona dokunmaya cüret etme sakın.

Don't you dare threaten me.

Beni tehdit etmeye cüret etme.

Click to see more example sentences
dare cesaret etmek

He wouldn't dare challenge me like that Creature.

O yaratık gibi bana meydan okumaya cesaret edemez.

The bad men wouldn't dare.

Kötü adamlar cesaret edemez.

No, because you don't dare.

Hayır, Çünkü cesaret edemezsin.

Click to see more example sentences
dare meydan okuma

He wouldn't dare challenge me like that Creature.

O yaratık gibi bana meydan okumaya cesaret edemez.

Do not you dare challenge me.

Bana meydan okumaya cüret etme.

Not even the Central Command dared challenge him.

Merkez Komutanlığı bile ona meydan okumaya cesaret edemezdi.

Click to see more example sentences
dare meydan okumak

Well, now you're just daring me.

Şimdi de bana meydan okuyorsun.

You dare challenge me, the ancient Dochraid?

Bana, Kadim Dochraid'e meydan okuyorsun?