English-Turkish translations for daring:

cüretli, cüret · cesaret · cesur · gözüpek · other translations

daring cüretli, cüret

I am only an ordinary mortal, but dare this ordinary mortal ask you something?

Ben sıradan bir ölümlüyüm, fakat bu sıradan ölümlü sana bir şey sormaya cüret edebilir mi?

Even a ghost wouldn't dare attack me.

Bir hayalet bile bana saldırmaya cüret edemez.

How dare you, young lady.

Bu ne cüret genç bayan?

Click to see more example sentences
daring cesaret

It'll be more fun. dare isn't part of a confession. well, neither is drinking.

Daha eğlenceli olur. Cesaret günah çıkarmanın bir parçası değil ama. Evet, içmek de değil.

Come on, let's play truth or dare.

Haydi, "Cesaret mi, gerçek mi?" Oynayalım.

Take me to another island, if you dare.

Beni başka bir adaya götür, cesaretin varsa.

Click to see more example sentences
daring cesur

Major Alexander has volunteered to make this daring attempt.

Binbaşı Alexander bu cesur girişim için gönüllü oldu.

I want something bold, something daring.

Cesur bir plan istiyorum. Cüretkar bir plan.

It's too daring for you.

Senin için fazla cesurca.

Click to see more example sentences
daring gözüpek

Melody Tip And Daring Dash

Melodi Tip Ve gözüpek Dash

Yes, on this island, you're brave, daring, handsome.

Evet, bu adada cesur, gözüpek ve yakışıklısın.

He said, Brillante Mendoza's film is bold and daring.

Brillante Mendoza'nın filminin cesur ve gözüpek olduğunu söyledi.

Click to see more example sentences