English-Turkish translations for day:

günkü, gün · her · zaman · gündüz · bayram · çağ · birgün · dönem · devir · other translations

day günkü, gün

I see that now, and one day you'll see it, too, but until then you don't really have a choice.

Bunu şimdi anlıyorum ve bir gün sen de anlayacaksın. Ama o zamana kadar başka seçeneğin yok.

Four years, four months, two weeks, five days and seven hours.

Dört yıl, dört ay, iki hafta, beş gün ve yedi saat.

Now, it's been a long, long day for all of us.

Şimdi, hepimiz için çok çok uzun bir gün oldu.

Click to see more example sentences
day her

Every day you ask me the same question and every day I say I don't know.

Her gün bana aynı soruyu soruyorsun ve hergün ben de sana bilmiyorum diyorum

All the time. every day.

Her zaman, her gün.

You see this every day don't you?

Bunu her gün görüyorsun, değil mi?

Click to see more example sentences
day zaman

I see that now, and one day you'll see it, too, but until then you don't really have a choice.

Bunu şimdi anlıyorum ve bir gün sen de anlayacaksın. Ama o zamana kadar başka seçeneğin yok.

No! Then maybe you can leave this house in two days, instead of two weeks.

O zaman bu evi iki hafta yerine iki gün içinde terk etmelisin.

In ten days from now. we don't have much time.

Şu anda on gün var. Çok zamanımız yok.

Click to see more example sentences
day gündüz

No, this is a first for me, day or night.

Hayır, bu benim için ilk oluyor, gece ya da gündüz.

But that's just his day job. Yeah.

Ama bu onun gündüz yaptığı iş.

Night and day, right?

Gece, gündüz, değil mi?

Click to see more example sentences
day bayram

Labor Day Parade, rest in peace, Bob Marley

İşçi Bayramı yürüyüşü, huzur içinde yat Bob Marley

Every day is like Halloween.

Her gün Cadılar Bayramı gibi.

Every day is gonna be Halloween.

Her günümüz Cadılar Bayramı olacak.

Click to see more example sentences
day çağ

Do they still work, Wilson, in this day and age?

Hâlâ işe yarıyor mu, Wilson, bugün ve bu çağda?

That mutation means an unstoppable worldwide ice age in a matter of days.

Bu mutasyon, birkaç gün içinde dünya çapında durdurulamaz buz çağı demek.

This is the present day era, and that's the last ice age.

Bu, içinde bulunduğumuz çağ ve bu da son buz devri.

Click to see more example sentences
day birgün

And then one day, you'll be the great lady

Ve sonra birgün harika bir leydi olacaksın.

Kids, it's a very special day for us.

Çocuklar, bugün bizim için çok özel birgün.

Nice day for it, boys, isn't it?

Bunun için iyi birgün değil mi çocuklar?

Click to see more example sentences
day dönem

But one day He was transferred in the middle of the term.

Ama bir gün... .dönemin ortasında, başka bir yere transfer oldu.

Today's the day, that Britain enters a new currency era.

Büyük gün bugün, İngiltere yeni para birimi dönemine giriyor.

A new day has come, and that day is Zartog!

Yeni bir dönem başlıyor! Ve o dönem, Zartog dönemi!

Click to see more example sentences
day devir

This is the present day era, and that's the last ice age.

Bu, içinde bulunduğumuz çağ ve bu da son buz devri.

Will Atkins' day is over.

Will Atkins devri bitti.