English-Turkish translations for deadbeat:

avantacı · bedavacı · other translations

deadbeat avantacı

It's too bad. But then deadbeat kids like her nearly always end up badly.

Çok yazık ama onun gibi avantacı çocukların sonu hep kötü olur.

My deadbeat ex got arrested again?

Avantacı eski kocam yine mi tutuklandı?

Cattano's deadbeat son-in-law.

Cattano'nun avantacı damadı.

Click to see more example sentences
deadbeat bedavacı

Tully Alford charlatan, deadbeat, parasite.

Tully Alford şarlatan bedavacı parazit.