English-Turkish translations for dealer:

satıcı · tüccar · tacir · torbacı · krupiye · dağıtıcı · kaçakçı · other translations

dealer satıcı

You simply shot a drug dealer and became a hero.

Eğer sadece bir ilaç vurdu satıcı ve bir kahraman oldu.

But I'm not a dealer.

Ama ben satıcı değilim.

Maurice, but he's not a dealer.

Maurice, ama o satıcı değil.

Click to see more example sentences
dealer tüccar

Jurgen it's an alias, for Emil Voss, German arms dealer, educated at Oxford.

Jurgen, bir takma isim. Gerçek adı Emil Voss. Oxford eğitimli Alman bir silah tüccarı.

Your name is Death Dealer.

Senin adın Ölüm Tüccarı.

German arms dealer.

Alman silah tüccarı.

Click to see more example sentences
dealer tacir

So, remember, you work for a drug dealer too, Monty.

Yani sen de bir uyuşturucu taciri için çalışıyorsun, Monty.

Mr. Chen, the Chinese arms dealer.

Bay Chen, Çinli silah taciri.

I mean, they're all drug dealers.

Demek istediğim, hepsi uyuşturucu taciri.

Click to see more example sentences
dealer torbacı

He's just a dealer, like you.

O sadece bir torbacı, senin gibi.

That night her husband called a dealer to buy heroin.

O gece eşiniz eroin almak için bir torbacı çağırmış.

No, man. He's not a dealer.

Hayır dostum adam torbacı değil.

Click to see more example sentences
dealer krupiye

You're looking good Dealer, real good.

İyi görünüyorsun, Krupiye. Gerçekten iyi.

Anyway, I'm happy being a dealer now.

Her neyse, şimdi bir krupiye olarak mutluyum.

Mr. Holden promised the dealers, sir.

Bay Holden krupiyeye söz vermiş, efendim.

Click to see more example sentences
dealer dağıtıcı

A dealer named Quickie G.

Süratli G. adında bir dağıtıcı.

The hotel cokehead murders, this dealer and the girl?

Oteldeki kokain cinayetleri, bu dağıtıcı ve kız?

Dealer's call, Lolita.

Dağıtıcı lolita oldu.

dealer kaçakçı

Smugglers or arms dealers.

Kaçakçı ya da silah satıcıları.