English-Turkish translations for dear:

sevgili · dost · sayın · değerli · aziz · pahalıya · biricik · kıymetli · içtenlikle · pahalı · muhterem · other translations

dear sevgili

Look, Lieutenant, this lady is a very old and dear friend of mine.

Bakın, Komiser, bu bayan çok yaşlı ve benim sevgili dostum.

My dear, sweet, pretty little bird, tell me that you hate me.

Benim sevgili, tatlı, şirin, küçük kuşum, benden nefret ettiğini söyle.

Dear Madam, this is my first and last letter.

Sevgili bayan, bu ilk ve son mektubum.

Click to see more example sentences
dear dost

Look, Lieutenant, this lady is a very old and dear friend of mine.

Bakın, Komiser, bu bayan çok yaşlı ve benim sevgili dostum.

Dear friends there's only one truth

Sevgili dostlar, sadece tek gerçek var

Dear friends, it's very late

Sevgili dostlar, geç oldu.

Click to see more example sentences
dear sayın

Dear Judge, I am here today, I came for one thing.

Sayın Hâkim, ben bugün buraya tek bir şey için geldim.

Dear Mr. and Mrs. Roberts Frank hit me.

Sayın Bay ve Bn. Roberts Frank beni dövdü.

Dear sir, Mr Winston Churchill.

Sayın Efendim, Bay Winston Churchill.

Click to see more example sentences
dear değerli

You're very dear to me, but I'm not a child.

Benim için çok değerlisin, ama ben bir çocuk değilim.

It has to be something dear to you, though.

Ama senin için değerli bir şey olmalı.

It wasn't too bad, dear, really.

Çok kötü değildi, tatlım, gerçekten.

Click to see more example sentences
dear aziz

Good day, my dear friend!

İyi günler aziz dostum.

Dear God, forget about me.

Aziz Tanrı, beni unut.

St. Joseph, dear God

Aziz Joseph, yüce Tanrım

Click to see more example sentences
dear pahalıya

But it has cost us dear.

Ama bize pahalıya mal oldu.

I have no idea, but it's cost us dearly!

Hiçbir fikrim yok. Ama bize pahalıya patladı.

Alfredo Berlinghieri, you and all the other parasites will pay dearly for the Fascist revolution.

Alfredo Berlinghieri, sen ve tüm diğer parazitler Faşist devrim bunu size pahalıya ödetecek.

Click to see more example sentences
dear biricik

Happy birthday, dear Hope Happy birthday to you

Mutlu yıllar, biricik Hope Mutlu yıllar sana

Happy birthday, dear Han Kang.

Mutlu yıllar, biricik Han Kang!

My dear, beloved, and only friend!

Benim sevgili, değerli ve biricik dostum!

Click to see more example sentences
dear kıymetli

My darling, my dear sweet darling.

Sevgilim, kıymetli tatlı sevgilim benim.

Dear Father Burke.

Kıymetli Peder Burke.

Lullaby, my baby, preCious and dear

Ninni, benim minik kıymetli bebeğim.

dear içtenlikle

Dear Mr Carlin, many heartfelt apologies for the inconvenience.

Sevgili Bay Carlin, verdiğim rahatsızlık için içten özürlerimle.

She loved him dearly.

Onu çok içten seviyordu.

Dear Borgen, my heartiest congratulations.

Sevgili Borgen, en içten tebrikler.

dear pahalı

They're expensive, my dear.

Bunlar çok pahalı, hayatım.

Very expensive, dear.

Çok pahalıdır, şekerim.

dear muhterem

Most honorable Baron. and Baroness dear merrymakers

En muhterem Baron ve Barones. Sevgili festival sakinleri

Dear and venerated father

Değerli ve muhterem babam