English-Turkish translations for decay:

çürüme · çürük · bozulma · bozmak · azalma · çürümek · çöküş · other translations

decay çürüme

There's no beauty here, only death and decay.

Burada güzellik yok, sadece ölüm ve çürüme var.

And Darkness and Decay

Karanlık ve Çürüme

It is growth, then decay, then transformation.

Gelişme, sonra çürüme, sonra da değişim.

Click to see more example sentences
decay çürük

See, tooth decay can't be sad until toothbrush and dental floss have gotten rid of him.

Bak, diş fırçası ve diş ipi ondan kurtulana kadar diş çürüğü üzgün olamaz.

Tooth decay is gone.

Diş çürüğü artık yok.

Tooth decay, that's your cue!

Çürük, bu senin işaretindi!

Click to see more example sentences
decay bozulma

No blood, no decay.

Kan yok, bozulma yok.

That the living organism avoids decay?

Canlı bir organizma "bozulmadan" kaçınır?

Unfortunately, the rate of decay is accelerating.

Ne yazık ki, bozulma oranı hızlanıyor.

Click to see more example sentences
decay bozmak

Even money decays.

Para bile bozuluyor.

The isotope decays predictably,

İzotoplar sistemli olarak bozuluyor.

decay azalma

There's more things in the world now, so the cultural decay rate of ideas is much, much faster.

Artık dünyada daha fazla şey var. Bu yüzden fikirlerin kültürel azalma oranı çok daha hızlı.

Zero, zero, decay rate algorithm.

Sıfır. Azalma Oranı Algoritması.

decay çürümek

I'm lightning struck and decayed.

Bana yıldırım çarptı ve çürüdüm.

decay çöküş

Birth, excitement, growth, decay, death.

Doğum, heyecan, büyüme, çöküş, ölüm.