English-Turkish translations for decease:

ölmek · ölüm · other translations

decease ölmek

Sir, Agent Reese and Daniels are deceased.

Efendim, Ajan Reese ve Ajan Daniels ölmüşler.

Dig a second grave for a deceased lover.

Ölmüş bir sevda için ikinci bir mezar kazın.

The recently deceased Harriet Gould.

Kısa süre önce ölen Harriet Gould.

Click to see more example sentences
decease ölüm

This one looks more like a portrait of the deceased.

bu daha çok ölümün bir portresi gibi görünüyor.

I have a son with Partially Deceased Syndrome.

Yarı Ölü Sendromu olan bir oğlum var.

I'm a Partially Deceased Syndrome sufferer and that is not my fault.

Ben Yarı Ölü Sendromu hastasıyım ve bu benim hatam değil.

Click to see more example sentences