English-Turkish translations for decline:

reddetmek, reddet · düşüş · geri çevirmek · çevirmek · çöküş · iniş · çekilmek, çekmek · kabul etmemek · other translations

decline reddetmek, reddet

ClA and White House officials have declined to respond to these accusations.

CIA ve Beyaz Saray yetkilileri bu suçlamalara cevap vermeyi reddetti.

Inasmuch as Mrs. Quimp declines to pay her rent the Knickerbocker Savings and Loan Company

Madem ki Bayan Quimp kirasını ödemeyi reddediyor, Knickerbocker Tasarruf ve Kredi Şirketi

Oh, my dear Miss Elizabeth! But, I must decline with thanks!

Oh, sevgili Bayan Elizabeth! ama, teşekkür ederek reddetmek zorundayım!

Click to see more example sentences
decline düşüş

Things like "cash poor"and" leveraged"and" quarterly decline," yada, yada, yada.

Şu gibi şeyler "nakit sıkıntısı","borçlanma"ve" üç aylık düşüş", falan filan.

I tapped with my umbrella for that decline.

Ben bu düşüşün benim şemsiye ile vurdu.

It's a steady decline.

Bu istikrarlı bir düşüş.

Click to see more example sentences
decline geri çevirmek

Hey, Rach, maybe there's a Iess disgusting way to decline a drink.

Rach, belki de bir içkiyi geri çevirmenin daha az iğrenç bir yolu vardır.

I'm afraid I'm gonna have to decline.

Korkarım ki bunu geri çevirmek zorundayım.

It's the decline of civilization, Linda.

Medeniyeti geri çevirmek bu, Linda.

Click to see more example sentences
decline çevirmek

Hey, Rach, maybe there's a Iess disgusting way to decline a drink.

Rach, belki de bir içkiyi geri çevirmenin daha az iğrenç bir yolu vardır.

I'm afraid I'm gonna have to decline.

Korkarım ki bunu geri çevirmek zorundayım.

It's the decline of civilization, Linda.

Medeniyeti geri çevirmek bu, Linda.

Click to see more example sentences
decline çöküş

And then it begins its steady inevitable decline.

Ve daha sonra şaşmaz ve kaçınılmaz çöküşü başlar.

But Mary Surratt is in serious decline.

Fakat Mary Surratt ciddi bir çöküş içinde.

The subject's mental decline" "is both inevitable" "and irreversible.

Hastanın zihinsel çöküşü kaçınılmaz ve tedavi edilemez.

Click to see more example sentences
decline iniş

Mr. Nash's fortunes are in serious decline.

Bay Nash'in malvarlığı büyük bir düşüş yaşanmış.

Treiber's condition is declining rapidly.

Treiber'in durumu gittikçe kötüleşiyor.

decline çekilmek, çekmek

Sara and Walter declined.

Sara ve Walter çekildiler.

They politely declined.

Kibarca geri çekildiler.

decline kabul etmemek

Larry Summers declined to be interviewed for this film.

Larry Summers bu film için röportaj vermeyi kabul etmedi.