English-Turkish translations for deed:

· eylem · tapu · hareket · senet · belge · other translations

deed

Of course, now that you and sara have done the deed, maybe you are mortal.

Tabi ki, Sen ve Sara işi pişirdiğiniz için... .belki de sen bir ölümlüsün.

Oh, what a rash and bloody deed is this?

Ah, ne düşüncesizce, ne kanlı bu böyle?

Good deed for a decorated vet, foolish but understandable.

Madalyalı bir emekli asker için iyi , aptalca ama anlaşılabilir.

Click to see more example sentences
deed eylem

Well, then give me a deed, I'll do it.

O zaman bana bir eylem ver yapayım.

That was a daring deed, herr muller.

Çok cüretkar bir eylem, Herr Muller.

Because when you do one good deed

Çünkü yaptığın tek bir güzel eylem

Click to see more example sentences
deed tapu

Deed owner, U.S. Robotics Corporation, Lawrence Robertson, CEO.

Tapu sahibi, U.S. Robotics Şirket Başkanı Lawrence Robertson.

Deed owner, U. S. Robotics Corporation, Lawrence Robertson, CEO.

Tapu sahibi: U.S. Robotics Şirketi Lawrence Robertson.

Deed owner, US Robotics Corporation, Lawrence Robertson.

Tapu sahibi: U.S. Robotics Şirketi Lawrence Robertson.

Click to see more example sentences
deed hareket

A very brave and honorable deed.

Çok cesur ve onurlu bir hareket.

That's a very noble deed, Mr. Rough-Riding Hopkins.

Bu çok asil bir hareket, Bay Zorlu-Sürücü Hopkins.

Such dirty thoughts, such evil deeds

Böyle kötü hareketler böyle kirli düşünceler

deed senet

Carrigan, the deed's in there!

Carrigan, senetler vardı orada!

deed belge

Give me that deed.

Bana şu belgeyi ver!