English-Turkish translations for deeply:

derin, derinden · çok · son derece · içten · derinlemesine · other translations

deeply derin, derinden

Look I have a funeral to plan. A military funeral for a hero and a husband that I loved very deeply.

Bakın planlamam gereken bir cenaze var, bir kahraman için askeri bir cenaze, ve de gerçekten derinden sevdiğim kocam.

Breathe deeply and think with me.

Derin nefes al ve beni düşün.

The experience Touched you very deeply didn't it?

Bu tecrübe seni çok derinden etkiledi, değil mi?

Click to see more example sentences
deeply çok

I don't need it so I thank you deeply, but

Çok teşekkür ederim ama ona ihtiyacım yok, ama

I feel something very deeply for Miss Miller.

Bir şey çok derinden hissediyorum. Miss Miller.

Claire he's obviously a deeply disturbed boy.

Claire o açıkça çok dengesiz bir çocuk.

Click to see more example sentences
deeply son derece

A deeply troubled F.B.l. agent with a lousy record kidnaps a nine-year-old boy.

Berbat bir kaydı olan son derece sıkıntılı bir F.B.I. ajanı dokuz yaşındaki bir çocuğu kaçırdı.

Dr. Morrison you describe the defendant as abusive and hostile and deeply distrustful.

Dr. Morrison davalıyı, küfürbaz, saldırgan ve son derece şüpheci olarak tanımlıyorsunuz.

They're sensitive and deeply intelligent.

Hassas ve son derece zekidirler.

Click to see more example sentences
deeply içten

You loved her deeply?

Onu çok içten mi sevdin?

Yeah, but Johnny, I'm sorry. I'm sorry, I'm so deeply sorry, and I wish I could find a less clichי word for sorry, but

Evet, fakat Johnny, özür dilerim. özür dilerim, en içten özür dilerim, ve özür dilerim yerine başka bir klişe kelime bulmak isterdim ama

I am shocked and deeply saddened.

Şok oldum ve içten üzüntü duydum.

deeply derinlemesine

Kasparov said later, "Deep Blue sees so deeply, it plays like God.

Daha sonra Kasparov "Deep Blue derinlemesine görüyor, sanki tanrı gibi oynuyor.