English-Turkish translations for definitive:

kesin · son · belirli · açık · other translations

definitive kesin

As I said, we don't have much, but we definitely have something.

Elimizde çok bir şey yok, ama bir şeyler olduğu kesin.

I'm not sure, but it's definitely not a satellite.

Ben emin değilim. Ama bir uydu olmadığı kesin.

No, it's definitely murder.

Hayır, cinayet olduğu kesin.

Click to see more example sentences
definitive son

This is definitely not a weekend visit.

Kesinlikle bir hafta sonu ziyareti değil!

Uh, that, uh, she definitely wasn't herself lately.

Uh, bu, kız kesinlikle son zamanlarda kendinde değilmiş.

Shawn, I have very definite expectations for this weekend.

Shawn bu hafta sonu için çok kesin beklentilerim var.

Click to see more example sentences
definitive belirli

You think there's a definite pattern?

Sence belirli bir düzen var mı?

I have no definite opinion no specific opinion.

Kesin bir görüşüm yok belirli bir görüşüm yani.

It has a definite social purpose.

Belirli bir toplumsal amacı var.

Click to see more example sentences
definitive açık

You're so open and sweet and there is a definite thing here. It's just

Sen o kadar açık ve o kadar tatlısın ki. .ve ayrıca açık olan bir şey var.

It's a definite improvement.

Bu çok açık bir ilerleme.

Which, long story short, was definitely explainable.

Ki uzun lafın kısası, açıklanabilir bir olaymış.

Click to see more example sentences