English-Turkish translations for delicious:

lezzetli, lezzet · leziz · nefis · güzel · enfes · tatlı · hoş · Ieziz · other translations

delicious lezzetli, lezzet

You quit working for just one night, and I will cook you a healthy, delicious dinner.

İşe çıkmak sadece bir gece için, ve sana sağlıklı bir aşçı olacak Lezzetli bir akşam yemeği.

Everything smells so delicious.

Her şey lezzetli kokuyor.

Then you'll know how delicious they are.

O halde ne kadar lezzetli olduklarını bilirsin.

Click to see more example sentences
delicious leziz

Oh, Johnny, you really are playing a delicious game with them, aren't you?

Johnny, onlarla gerçekten de leziz bir oyun oynuyorsun, değil mi?

This looks really delicious.

Bu gerçekten leziz görünüyor.

This all looks delicious.

Bunların hepsi leziz görünüyor.

Click to see more example sentences
delicious nefis

I did everything I was supposed to do, and I found everything absolutely delicious

Yapmam gereken her şeyi yaptım ve her şeyi tamamen nefis buldum.

I began to feel beautiful and delicious, Like a great painting or a waterfall.

Kendimi, muhteşem bir tablo ya da bir şelale gibi güzel ve nefis hissetmeye başladım.

I bought a delicious cake.

Nefis bir pasta aldım.

Click to see more example sentences
delicious güzel

I want to learn real stuff, like why the sky is blue or why tree clams are so delicious.

Gerçekten bir şeyler öğrenmek istiyorum mesela gökyüzü neden mavi ya da ağaç midyeleri neden böyle güzel?

Wow, this cake looks delicious!

Vay! Bu pasta çok güzel görünüyor!

Oh, this is delicious.

Oh, işte bu çok güzel!

Click to see more example sentences
delicious enfes

Hey, this soup is really delicious.

Hey, bu çorba gerçekten enfes.

Seriously, this is delicious.

Ciddiyim, bu enfes olmuş.

Yes, delicious, but where's your camera?

Evet, enfes, ama fotoğraf makinanız nerede?

Click to see more example sentences
delicious tatlı

How can something so simple be so delicious?

Bu kadar basit birşey nasıl bu kadar tatlı olabilir

You want something tasty and delicious?

Lezzetli ve tatlı bir şey ister misiniz?

Wet, safe, warm and delicious.

Islak, güvenli, sıcak ve tatlı.

Click to see more example sentences
delicious hoş

That sounds lovely, delicious.

Kulağa çok hoş geliyor, leziz.

Delicious air, a nice view

Enfes bir hava, hoş bir manzara

On the contrary, I'm really enjoying this. It's delicious.

Tam tersine, bu lezzetli şey çok hoşuma gitti.

Click to see more example sentences
delicious Ieziz

This is delicious, Mrs. Fisher.

Bu çok Ieziz Bayan Fisher.