English-Turkish translations for delivery:

teslimat · dağıtım · teslim · teslimatçı · doğum · kargo · kurye · iletim · teslim etme · other translations

delivery teslimat

Hi. Got a delivery for Mrs. Sarah Pierce?

Bayan Sarah Pierce için bir teslimat var.

Look, l'm gonna make this delivery tonight, all right?

Bak, teslimatı bu akşam yapacağım. Tamam mı?

It's about a new delivery.

Yeni bir teslimat hakkında.

Click to see more example sentences
delivery dağıtım

It's a whole new meat delivery system.

Bu tamamen yeni bir et dağıtım sistemi.

A Handsome Santa's Special Christmas Eve Delivery Service!

Yakışıklı Noel Baba'nın Özel Yılbaşı Arifesi Dağıtım Servisi

Utter Freight and Postal Delivery Service.

Utter Taşımacılık ve Posta Dağıtım Şirketi.

Click to see more example sentences
delivery teslim

I have a package for you special delivery

Senin için bir paketim var özel teslim

I've got a milk delivery for miss Alice Murphy.

Alice Murphy için bir süt teslim işi var da.

And my dad, Elias Disney, he owned a newspaper delivery route there.

Ve benim babam, Elias Disney'in Kendine ait bir gazete teslim rotası vardı orada.

Click to see more example sentences
delivery teslimatçı

Delivery boy Philip J. Fry, reporting for duty.

Teslimatçı çocuk Philip J. Fry görev raporu veriyor.

Maybe the delivery guy forgot something?

Belki de teslimatçı çocuk bir şey unutmuştur.

How about our two delivery boys?

Peki ya bizim teslimatçı iki çocuk?

Click to see more example sentences
delivery doğum

It's her first delivery.

Bu onun ilk doğumu.

A delivery and a brain trauma.

Bir doğum ve beyin travması.

She had a very hard delivery.

Çok zor bir doğum yaptı.

Click to see more example sentences
delivery kargo

I got a delivery to do.

Benim bir kargo işim var.

Just one delivery man's opinion.

Sadece kargo görevlisi bir adamın fikri.

Package delivery, sir.

Kargo teslimatı, efendim.

Click to see more example sentences
delivery kurye

I have one skill flying so I thought a delivery service would be a good idea.

Bir yeteneğim var, uçmak. Ben de düşündüm ki kurye servisi iyi bir fikir.

Find yourself a new delivery boy.

Kendine yeni bir kurye çocuk bul.

This is Evelyn Bronson, delivery girl for the mob.

Bu Evelyn Bronson, çete için çalışan bir kurye.

Click to see more example sentences
delivery iletim

I need a more aggressive virus strain, a faster delivery method, because at this rate

Çok daha saldırgan bir virüs yapısına ihtiyacım var. Daha hızlı bir iletim yoluna. Çünkü bu oranlar

A faster delivery method.

Daha hızlı bir iletim yoluna.

Transmutational delivery device.

Dönüştürücü İletim Cihazı.

delivery teslim etme

You make a delivery here yesterday morning?

Dün sabah buraya bir şey teslim ettin mi?

My client expects delivery on this!

Müşterim bunu teslim etmemi bekliyor.