demolished

A giant tree branch came through the window and demolished it.

Dev bir ağaç dalı camdan geldi ve onu tahrip etti.

Long ago, I played with her once, and she completely demolished me.

Uzun zaman önce onunla bir kez oynamıştım, O beni mahvetmişti.

Two years later, a French mine-clearing crew was demolishing the remains of the blockhouses.

İki yıl sonra, bir Fransız maden temizleme ekibi bina yıkıntılarından kalanları temizliyordu.

Whatever performance this Sim puts on, remember: We are only demolishing artificiality!

Bu simülatör nasıl bir performans sergilerse sergilesin biz sadece yapaylığı yok ediyoruz.

Doesn't matter, it's already demolished.

Önemli değil, zaten harap haldeydi.

She demolished their real home, right?

Gerçek evi yıktırmış değil mi?

We'll demolish Slough instead.

Onun yerine Slough'u yıkacağız.

I demolished five saucers with one rocket.

Bir füzeyle beş uçan daire vurdum.

They're death traps and hymen demolishers.

Onlar ölüm tuzağı ve kızlık zarı düşmanları.

Public opinion can demolish him.

Halk görüşü onu yıkabilir.