English-Turkish translations for dent:

ezik · göçük · çukur · oyuk · çentik · diş · çöküntü · other translations

dent ezik

This isn't about a dented fender, is it?

Bunlar çamurluk eziği ile ilgili değil değil mi?

What nonsense chauhan, there's no dent on the car nor any damage.

Ne saçmalık.. Chauhan, arabada hiçbir ezik yok... .veya herhangi bir hasar.

A teeny dent, a tiny crack

Minik bir ezik Ufak bir çatlak

Click to see more example sentences
dent göçük

A beautiful little dent, very feminine.

Çok kadınsı, güzel bir ufak göçük.

The dent was already there.

O göçük zaten orada vardı.

We haven't even made a dent.

Daha bir göçük bile yapmadık.

dent çukur

It's a planet, and it won't even make a dent.

O bir gezegen ve bu bir çukur bile açmayacaktır.

They won'tmake a dent.

Çukur bile açamzlar. Tamam.

dent oyuk

Did he dent you, Dad?

Sana oyuk mu yaptı baba?

Those dents aren't my fault, you know.

O oyuklar benim hatam değil, biliyorsunuz.

dent çentik

One more dent.

Bir çentik daha.

And Mr. Dent-Head over there.

Ve Bay Çentik-kafa da orada.

dent diş

Oh, Oro-Dent, that electric toothbrush.

Oh, Oro-Dent, şu elektronik diş fırçası.

dent çöküntü

Same thing dent, no tracks.

Aynı şey çöküntü, iz yok.