English-Turkish translations for deport:

sınır dışı etmek · sınırdışı etmek · sürgün · sürgün etmek · other translations

deport sınır dışı etmek

Guys, it's too late for Hector, and as long as Carmen is here, she runs the risk of being deported, too.

Çocuklar, Hector için çok geç, ve Carmen de burada olduğu sürece onun da sınır dışı edilme riski var.

Well, Manny wanted it for his brother, but he got deported.

Aslında, Manny kardeşi için istiyor, ama o sınır dışı edildi.

Maxime now knows Simon, Hannah and her parents were deported.

Maxime şimdi Simon, Hannah ve anne babasının sınır dışı edildiğini biliyor.

Click to see more example sentences
deport sınırdışı etmek

He came to this country with nothing and made a huge fortune, and then one day, tragically he got deported.

Bu ülkeye geldiğinde hiçbir şeyi yoktu ve büyük bir servet yaptı, ve sonra bir gün, trajik bir şekilde sınırdışı edildi.

Hans was arrested and deported two weeks ago.

Hans iki hafta önce tutuklandı ve sınırdışı edildi.

Elaine has been deported back to Scotland.

Elaine, sınırdışı edildi, İskoçya'ya geri dönecek.

Click to see more example sentences
deport sürgün

My uncle was deported and died.

Amcam sürgün edildi ve öldü.

Gas chamber, deportation, Jew!

Gaz odası, sürgün, Yahudi!

And the deportation stands.

Ve sürgün meselesi duruyor.

Click to see more example sentences
deport sürgün etmek

My uncle was deported and died.

Amcam sürgün edildi ve öldü.