English-Turkish translations for deposit:

depozito · kasa · depozit · yatak · tortu · yatırmak · mevduat · emanet · para yatırmak · maden yatağı · teminat · depo · birikinti · tabaka · birikim · havale · other translations

deposit depozito

We have enough for a deposit now, right?

Depozito için yeteri kadar paramız var değil mi?

Maybe, but it takes time and a deposit.

Belki ama bu zaman alır bir de depozito gerek.

The deposit is not much, just stay here.

Depozito o kadar fazla değil. Burada kalmalısın.

Click to see more example sentences
deposit kasa

Which means someone went inside the safe deposit vault during the robbery.

Bu demek oluyor ki birisi soygun sırasında kiralık kasanın içine girdi.

And, uh, a safe deposit key.

Bir de kiralık kasa anahtarı.

What's it for a safe deposit box?

Ne için o? Emanet kasa için mi?

Click to see more example sentences
deposit depozit

Plus first and last month's deposit, Miss Walters.

Ayrıca ilk ve son ayın depoziti, Bayan Walters.

It's one month's rent in advance, one month's deposit.

Bir aylık kira peşin ve bir aylık da depozit.

Fifty dollar deposit.

Elli dolar depozit.

Click to see more example sentences
deposit yatak

Um, I'm Mineral Deposits Sales Director at Apex Select, Mike Pancake.

Ben Seçkin Zirve'nin Maden Yatakları Satış Müdürü, Mike Pankek.

Like a sulfur deposit under here?

Sanki burada sülfür yatağı var.

We destroy the deposits with the Havok, grab our smugglers, be off-planet within hours.

Havok ile yatakları yok ederiz, kaçakçıları yakalarız birkaç saat içinde de gezegenden ayrılırız.

Click to see more example sentences
deposit tortu

Lime and clay deposits?

Kireç ve kil tortuları mı?

I am an expert on carbonaceous deposits which have crystallized into metastable dodedahecron or diamonds.

Karbonlu tortular hakkında uzmanımdır hangileri kristalleşmemişse yarı kararlı oniki yüzlü cisimler veya elmaslar.

The connectors are scuffed and there's electrolytic deposition.

Konnektörler çizilmiş ve uçlarında elektrolitik tortular var.

Click to see more example sentences
deposit yatırmak

A single account is enough to deposit that money in your bank.

Bir tek sizin bankaya yatırmak için yeterli o kadar para.

I'm afraid a deposit won't be possible right now.

Korkarım ki para yatırmak şu anda pek mümkün değil.

Must be funny depositing something in a bank, huh, Moon?

Bir bankaya para yatırmak tuhaf bir şey olmalı Moon.

Click to see more example sentences
deposit mevduat

There's a bank deposit bag full of cash and last night's receipts.

Nakitle dolu bir banka mevduat çantası ve dün gecenin makbuzları var.

Fraudulent investments, fake certificates of deposit, stolen art, fake art.

Düzmece yatırımlar. Sahte mevduat makbuzları. Çalınmış ve sahte sanat eserleri.

Short term deposit.

Kısa vadeli mevduat.

deposit emanet

What's it for a safe deposit box?

Ne için o? Emanet kasa için mi?

No, that is a safety-deposit box key.

Hayır, bu bir emanet kasası anahtarı.

We're makin' a long term deposit.

Uzun vadeli bir emanet bu.

deposit para yatırmak

A single account is enough to deposit that money in your bank.

Bir tek sizin bankaya yatırmak için yeterli o kadar para.

I'm afraid a deposit won't be possible right now.

Korkarım ki para yatırmak şu anda pek mümkün değil.

Must be funny depositing something in a bank, huh, Moon?

Bir bankaya para yatırmak tuhaf bir şey olmalı Moon.

deposit maden yatağı

Um, I'm Mineral Deposits Sales Director at Apex Select, Mike Pancake.

Ben Seçkin Zirve'nin Maden Yatakları Satış Müdürü, Mike Pankek.

Stakoron II contains rich deposits of mizainite ore.

Stakoron II zengin mizainite maden yatakları içeriyor.

deposit teminat

But what if Brazil and Argentina use their oil deposits as collateral?

Ama ya Brezilya ve Arjantin petrol yataklarını teminat olarak gösterirse?

Security deposit for the hostel.

Pansiyon için güvenlik teminatı.

deposit depo

Hudson River, area deposits New York

Hudson Nehri, Depo Bölgesi New York

They're iron deposits.

Demir deposu onlar.

deposit birikinti

Is there sulphur around or alkali deposits?

Etrafta sülfür veya alkali birikintileri var mı?

Let's see, iron deposits in McKee's pond, so the water's undrinkable.

Bir bakalım, McKee gölünde demir birikintileri var, yani su içilmez.

deposit tabaka

At least with the naqahdah deposit near the surface.

En azından yüzeye yakın olan naqahdah tabakasıyla.

deposit birikim

Mr. acosta's statements of that night. video deposition.

Sayın Acosta açıklamaları o gece. Video birikimi.

deposit havale

Go to her and make a direct deposit like a man.

Ona git ve bir erkek gibi direk havale yap.