English-Turkish translations for depressed:

depresyon · canı sıkılmış · sıkkın · üzgün · keyifsiz · karamsar · sıkıntılı · kederli · çökmüş · other translations

depressed depresyon

Well, everyone gets depressed and angry, but that's still no explanation.

Herkes depresyonda ve kızgın ama bu bunun açıklaması değil.

Yeah, I'm not depressed though.

Evet, ama ben depresyonda değilim.

Is a week long enough to recover from this kind of depression?

Bir hafta böyle bir depresyondan çıkmak için uzun bir zaman mı?

Click to see more example sentences
depressed canı sıkılmış

This is really depressing to me.

Bu benim için çok can sıkıcı.

Oh, Mum, this is so depressing.

Anne, bu çok can sıkıcı.

Yeah, it's so depressing.

Evet, çok can sıkıcı.

Click to see more example sentences
depressed sıkkın

I've never seen her this depressed.

Onu hiç bu kadar sıkkın görmedim.

Hey, I'm not depressed.

Hey, canım sıkkın değil.

I'm not depressed, sir.

Canım sıkkın değil efendim.

Click to see more example sentences
depressed üzgün

Why is Ray so depressed?

Ray neden bu kadar üzgün?

Alone in a hotel room, depressed

Tek başına bir otel odasında, üzgün

Walter thinks that she's depressed.

Walter, onun üzgün olduğunu düşünüyor.

Click to see more example sentences
depressed keyifsiz

And it's like a nickname for Bobby depressed.

Ve bu keyifsiz olan Bobby için takma bir isim gibi.

I know what these tournaments do to you I know how exhausted and tired and depressed and physically ill you get.

Bu turnuvaların sana ne yaptığını biliyorum ne kadar bitkin ve yorgun ve keyifsiz ve hasta olduğunu biliyorum.

Then I get tired and depressed.

O zaman yorgun ve keyifsiz olurum.

Click to see more example sentences
depressed karamsar

I know you're depressed. It's normal.

Karamsar olduğunu biliyorum, çok normal.

But then I was a very depressed child.

Ama o zamanlar çok karamsar bir çocuktum.

You're a depressed artist yourself.

Sen de karamsar bir sanatçısın.

depressed sıkıntılı

Was Dr. Willis depressed?

Dr. Willis sıkıntılı mıydı?

All those old ruins just depress me.

O eski harabeler beni sıkıntıya sokuyor.

And thenand then depressed and angry the next.

Ve sonra ve sonra sıkıntılı, kızgın ertesi gün.

depressed kederli

I'm also feeling awful and depressed.

kendimi de berbat ve kederli hissediyorum.

Last year, Uncle Tyrone was bitter and depressed.

Geçen sene, Tyrone amca acılı ve kederli görünüyordu.

depressed çökmüş

'cause her central nervous system's already depressed.

Çünkü, merkezi sinir sistemi çoktan çökmüştür.