English-Turkish translations for deprivation:

uykusuz · yoksunluk · mahrum etme · mahrumiyet · ihtiyaç · other translations

deprivation uykusuz

Hot, cold, sleep deprivation, intense noise, bright lights, threats of violence.

Sıcak, soğuk, uyku yoksunluğu, yoğun gürültü, parlak ışıklar, şiddet tehditleri.

Just some moderate frostbite and a little sleep deprivation.

Sadece biraz donma tehlikesi ve biraz da uyku eksikliği var.

You're sleep deprived, David.

Sen uyku sersemisin David.

Click to see more example sentences
deprivation yoksunluk

Hot, cold, sleep deprivation, intense noise, bright lights, threats of violence.

Sıcak, soğuk, uyku yoksunluğu, yoğun gürültü, parlak ışıklar, şiddet tehditleri.

It was electroshock therapy and sensory deprivation.

Elektroşok tedavisi ve hissi yoksunluk vardı.

Possible brain damage from oxygen deprivation, hypoxia

Muhtemel beyin hasarı, oksijen yoksunluğu, nefes yetmezliği

Click to see more example sentences
deprivation mahrum etme

And he dares to deprive me of a pleasure unique in Sogo An earthling.

Ve Sogo'da eşi olmayan bir eğlenceden beni mahrum etmeye kalkıştı Bir Dünyalı.

You didn't exactly deprive yourself.

Sen kendini bir şeyden mahrum etmedin.

Don't deprive us of them.

Bizi onlardan mahrum etme.

Click to see more example sentences
deprivation mahrumiyet

The got doctors' files, psych evals, endurance scores, deprivation training, combat, tactical.

Doktorların dosyaları, zihinsel kontroller, dayanıklılık seviyeleri mahrumiyet eğitimi, dövüş, taktik eğitim.

Typical cult indoctrination, food and sleep deprivation.

Tipik tarikat beyin yıkaması yiyecek ve uyku mahrumiyeti.

How many 'p's in 'deprivation'?

Mahrumiyet"te kaç "t" var?

deprivation ihtiyaç

Sleep deprivations can cause hallucinations, definitely.

Uyku ihtiyacı kesinlikle halüsinasyonlara neden olur.