English-Turkish translations for depth:

derinlikli, derinlik · derin · dip · bilinçaltı · other translations

depth derinlikli, derinlik

The character of Nikki Heat is a smart, complicated detective with enormous depth.

Nikki Heat karakteri muazzam derinliğe sahip zeki, karmaşık bir dedektif.

This about the right depth? Yeah.

Bu doğru derinlik mi? evet.

What's her depth now?

Şu anda derinliği nedir?

Click to see more example sentences
depth derin

Maybe for a more in-depth interview?

Belki de daha derin bir röportaj için?

And I'll go somewhere where I can do more in-depth research.

Ben de daha derin araştırma yapabileceğim bir yere gideyim.

Psychological profiles, in-depth questionnaires, an extensive database.

Psikolojik profiller, derin anketler, Gelişmiş veritabanı.

Click to see more example sentences
depth dip

A creature from depths of hell.

Cehennemin dibinden gelen bir yaratık.

Dark things from the sea's depths.

Karanlık şeyler denizin dibinden gelen.

depth bilinçaltı

The depths of this author's insights are astonishing.

Bu yazarın bilinçaltı ve içgüdüleri, hayret vericidir.