English-Turkish translations for derelict:

terk edilmiş · terkedilmiş · sahipsiz · other translations

derelict terk edilmiş

There's a derelict Cold War facility in this area.

Bu bölgede terk edilmiş bir Soğuk Savaş tesisi var.

It's just a derelict apartment.

Bu terk edilmiş bir daire.

They stopped at a derelict factory outside Berlin.

Berlin dışında, terk edilmiş bir fabrikada durdular.

Click to see more example sentences
derelict terkedilmiş

That's why I followed you here, and that's why this park if full of kneeling men" "and derelict dancers

İşte bu yüzden seni buraya kadar takip ettim ve işte bu yüzden bu park diz çökmüş adamlarla ve terkedilmiş dansçılarla dolu

It was a derelict spacecraft, an alien ship.

Terkedilmiş bir uzay gemisiydi, yabancı bir gemi.

Zotkin is not here to vandalise a derelict warehouse.

Zotkin terkedilmiş tersaneyi patlatmak için burada değil.

derelict sahipsiz

Anyway, there's a derelict tanker at one end.

Her neyse. Bir uçta sahipsiz bir tanker var.