English-Turkish translations for desire:

arzu · istemek, isteme · istek · tutku · arzulamak · arzu etmek · şehvet · other translations

desire arzu

Is there anything else you desire, huh?

Arzu ettiğiniz başka bir şey var mı?

trapped inside desire of revenge

İçeride mahsur İntikam arzusu

Yes, but desire is a human quality.

Evet. Ama arzu da insani bir değer.

Click to see more example sentences
desire istemek, isteme

With a strong body and a handsome face what more could any mortal desire or deserve?

Güçlü bir vücudu ve yakışıklı bir yüzü var bir ölümlü daha ne isteyebilir veya hak edebilir ki?

There is something I desire.

Benim istediğim de bir şey var.

But maybe, this is what fate desires.

Fakat belki de, kader bunu istiyor.

Click to see more example sentences
desire istek

Speed and agility are critical, but desire and determination are even more important.

Hız ve çeviklik büyük önem taşıyor. Ama istek ve kararlılık çok daha önemli.

A common desire to protect history.

Tarihi korumak için ortak istek.

This king desires more than Naples.

Bu Kral Napoli'den daha çok istekli.

Click to see more example sentences
desire tutku

Love, desire, ambition, faith without them, life's so simple, believe me.

Aşk, arzu, tutku, inanç Onlar olmadan, hayat çok daha basit, inan bana.

It gave a name unto itself and expressed desires and emotions.

Kendine bir isim verdi tutkularını ve hislerini ifade etti.

Tell me your greatest desires.

Bana en büyük tutkularını anlat.

Click to see more example sentences
desire arzulamak

I'm sorry, Ms. Bradshaw but you are not a desirable candidate for a loan.

Üzgünüm Bayan Bradshaw, ama kredi için pek arzulanan bir aday değilsiniz.

What about desire?

Peki ya arzular?

She's beautiful, desired by all, but she's also really vulnerable.

Güzel, arzulanan biri, ama aynı zamanda çok savunmasız.

Click to see more example sentences
desire arzu etmek

Is there anything else you desire, huh?

Arzu ettiğiniz başka bir şey var mı?

I've long wanted to satisfy this desire.

Uzun zamandır bu arzuyu tatmin etmek istiyordum.

Gentlemen, what do you desire?

Beyler, ne arzu ediyorsunuz?

Click to see more example sentences
desire şehvet

Adultery, desire and two women instead of only one.

Zina, şehvet,bazen de bir yerine iki kadın.

Desire and fear, temptation and terror "yearning and horror warred within her beautiful young body.

Arzu ve korku, şehvet ve şiddet.."cazibe ve dehşet onun güzel vücunda dans ediyordu..

Or rendered speechless with desire.

Ya da şehvetten dili tutuldu.

Click to see more example sentences