English-Turkish translations for desolate:

ıssız · perişan · harap · üzmek · other translations

desolate ıssız

It's so desolate I mean, it's just a great place

Çok ıssız bir yer. Yani, kısaca harika bir yer.

The future. A dark, desolate world.

Gelecek karanlık ve ıssız bir dünya.

A dark, desolate world.

Karanlık ve ıssız bir dünya.

Click to see more example sentences
desolate perişan

The whole town is desolate.

Tüm şehir perişan halde.

desolate harap

The city is dark and desolate.

Şehir karanlık ve harap bir halde.

desolate üzmek

Taciturn and melancholic, the sad figure wanders desolately over the inhospitable plains.

Suskun ve melankolik, üzgün figür, düşman düzlemin üzerinde başıboş şekilde dolaşmakta.