English-Turkish translations for detention:

ceza · gözaltı · gözetim · alıkoyma · tutuklu · hapishane · ıslahevi · engelleme · other translations

detention ceza

I know it's detention, but, um, I don't think I belong in here.

Bunun bir ceza olduğunu biliyorum ama sanırım ben buraya ait değilim.

You just bought yourself another detention.

Sadece kendi kendine bir ceza daha aldın

But we can't give Martine Lachance a detention, because she's dead.

Ama Martine Lachance'a bir ceza veremeyiz. Çünkü o öldü.

Click to see more example sentences
detention gözaltı

Oh, just a little after-school detention for a rather inappropriate young boy.

Oh, sadece biraz okul sonrası gözaltı oldukça uygunsuz genç biri için.

We've got a psychiatric detention order.

Psikiyatrik gözaltı emri var elimizde.

Any foolishness, and you go back to detention.

Herhangi bir beyinsizlik ve sen içeri git geri gözaltı.

Click to see more example sentences
detention gözetim

These six people have accessed the detention-facility archives.

Bu altı kişi gözetim merkezinin arşivlerine erişmiş.

This is a prison facility class-three detention centre.

Burası bir hapishane üçüncü sınıf gözetim merkezi.

detention alıkoyma

No, it's clinical detention, for your own safety.

Hayır, bu tıbbi alıkoyma kendi güvenliğin için.

Unjust arrest unjust detention right?

Haksız tutuklama haksız alıkoyma di mi?

detention tutuklu

Detention enforcement officer o'donnell.

Tutuklu muhafaza memuru O'Donnell.

Augustina Mally I got over in women's detention.

Kadin tutuklular arasinda bir Augustina Mally var.

detention hapishane

Five weeks ago, Chow escaped from maximum security detention.

Chow beş hafta önce azami korunan bir hapishaneden kaçtı.

This is a prison facility class-three detention centre.

Burası bir hapishane üçüncü sınıf gözetim merkezi.

detention ıslahevi

Technically, this is a detention center.

Teknik olarak burası bir ıslahevi.

detention engelleme

Initiating detention procedure.

Engelleme işlemi başlatılıyor.