English-Turkish translations for determine:

belirlemek · tespit etmek · kesmek · saptamak · karar vermek · other translations

determine belirlemek

We've given painkillers, but it's difficult to determine the dose for addicts.

Ağrı kesiciler verdik ama bağımlılar için dozajı belirlemek çok zor.

Your parents determined your fate.

Ailen senin kaderini belirledi.

Tomorrow or the next day will determine the war.

Yarın ya da ertesi gün savaşı belirleyecek.

Click to see more example sentences
determine tespit etmek

Low levels were detected but enough to determine cause of death.

Düşük seviyede tespit edildi. Ama ölüm sebebini saptamak için yeterli.

Perhaps we can determine that for you.

Belki de biz senin için onu tespit edebiliriz.

We've determined detective kang's location.

Dedektif Kang'ın yerini tespit ettik.

Click to see more example sentences
determine kesmek

It's an over-determined tea party.

Çok kesin bir çay partisiymiş.

I'm quite determined about Otoku

Otoku hakkında kararım kesin.

determine saptamak

Low levels were detected but enough to determine cause of death.

Düşük seviyede tespit edildi. Ama ölüm sebebini saptamak için yeterli.

determine karar vermek

For a test, a real challenge one that could determine if you're meant to be a Jedi or not.

Bir test, gerçek bir meydan okuma senin gerçek bir Jedi olup olamayacağına karar verecek bir şey.