English-Turkish translations for determined:

kararlı · azimle., azimli, azimle · belirleyici · kesin · other translations

determined kararlı

Look, this was all a game for him, and he was determined to win it by killing us all.

Bak, bütün bunlar onun için bir oyun gibi, ve o kazanmak için hepimizi öldürmeye kararlı.

Scarlett, are you still determined to do this crazy thing?

Scarlett, bu çılgın şeyi yapmaya hala kararlı mısın?

Let's see how determined you really are.

Ne kadar kararlı olduğunu görelim bakalım.

Click to see more example sentences
determined azimle., azimli, azimle

But the female is more determined, or more desperate.

Fakat dişi daha azimli ya da daha çaresiz.

He's avery determined man, isn't he?

O çok azimli bir adam değil mi?

Someone very smart and very determined.

Çok zeki ve çok azimli olan birinin.

Click to see more example sentences
determined belirleyici

We've given painkillers, but it's difficult to determine the dose for addicts.

Ağrı kesiciler verdik ama bağımlılar için dozajı belirlemek çok zor.

Your parents determined your fate.

Ailen senin kaderini belirledi.

Tomorrow or the next day will determine the war.

Yarın ya da ertesi gün savaşı belirleyecek.

Click to see more example sentences
determined kesin

It's an over-determined tea party.

Çok kesin bir çay partisiymiş.

I'm quite determined about Otoku

Otoku hakkında kararım kesin.