English-Turkish translations for device:

cihaz · alet · aygıt · araç · icat · makine · düzenek · oyun · işaret · other translations

device cihaz

There's only one company that has this device, And it's not mine.

Bu cihaza sahip olan tek bir şirket var, ve benim değil.

There's only one key to open the device.

Cihazı açmak için tek bir anahtar var.

It's definitely some kind of acoustic listening device.

Bu kesinlikle bir tür akustik dinleme cihazı.

Click to see more example sentences
device alet

The problem is, there's only one company that has this device, and it's not mine.

Sorun şu ki, bu alete yalnızca tek bir şirket sahip ve bu, benim şirketim değil.

To explore this unknown world, Tesla invented a unique device, still known today as a Tesla coil.

Bu bilinmeyen dünyayı keşfetmek için, Tesla, günümüzde "Tesla bobini" olarak bilinen eşsiz bir alet icat etmişti.

This device could be anywhere.

O alet her yerde olabilir.

Click to see more example sentences
device aygıt

But this is for a nuclear device.

Ama bu bir nükleer aygıt için.

Thousands of years ago a Goa'uld found a device originally created by the Ancients.

Binlerce yıl önce bir Goa'uld Eskiler tarafından yaratılmış bir aygıt buldu.

It's a device.

Bu, bir aygıt.

Click to see more example sentences
device araç

It's not a doomsday device, but it's acting like one.

Bu bir kıyamet aracı değil fakat öyle davranıyor.

A delivery device for nicotine.

Nikotin teslimatı için bir araç.

Precursor chemicals, tools, wires but no device.

Öncü kimyasallar, araç gereçler, kablolar ama cihaz yoktu.

Click to see more example sentences
device icat

To explore this unknown world, Tesla invented a unique device, still known today as a Tesla coil.

Bu bilinmeyen dünyayı keşfetmek için, Tesla, günümüzde "Tesla bobini" olarak bilinen eşsiz bir alet icat etmişti.

Hence, I have invented this pen which is actually an electronic device.

Dolayısıyla, bu kalemi icat ettim. Aslında bu bir elektronik cihaz.

Our son has invented a very fine device.

Oğlumuz çok iyi bir alet icat etti

Click to see more example sentences
device makine

Yeah, but we're gonna use the machine or the device To fix that, right? Yes.

Evet, ama biz şu makineyi ya da aleti kullanarak bunu düzelteceğiz, değil mi?

It's a time travel device.

Bu bir zaman yolculuğu makinesi.

No, Van de Graaff devices are electrostatic energy generators, not time machines.

Hayır, Van de Graaff makineleri elektrostatik enerji üreteçleridir. Zaman makinesi değillerdir.

Click to see more example sentences
device düzenek

Nobody saw the device, sir.

Kimse düzeneği görmemiş, efendim.

Yeah. And same detonation device, too.

Evet, patlama düzeneği de aynı.

Where's the other devices, Mr. Skaff?

Bay Skaff, diğer düzenekler nerede?

device oyun

The king's mind is enslaved, it's an old device of Saruman's.

Kralın aklı tutsak edildi. Bu Saruman'ın eski bir oyunu

device işaret

And watch me construct a tetryon-based signaling device?

Ve beni, bir işaret feneri yaparken seyredebilirler mi?