devil's

Ladies and gentlemen, we all know that carrots are the devil's favourite food!

Bayanlar ve baylar, hepimiz biliyoruz ki havuç, şeytanın en sevdiği yiyecektir!

Because he's a devil!

Çünkü o bir şeytan!

If there's a devil in this town, it's that damned Reverend Willie Rose.

Eğer bu kasabada bir şeytan varsa o da Rahip Willie Rose'dur.

That's Angela, right? eight, nine, ten, now run and hide or join her at the devil's side.

Bu Angela, değil mi? Sekiz, dokuz, on; ya kaçıp saklan ya da şeytanın tarafında katıl ona.

You're just a little girl, he's a grown-up man, wild as the devil.

Sadece küçük bir kızsın, o ise şeytan gibi vahşi yetişkin bir adam.

Yes, he's a devil, all right.

Evet o bir şeytan, tamam.

We both know that he's the devil, so

İkimiz de biliyoruz ki O bir şeytan, yani

It's not the Devil or anyone else.

Bu şeytan ya da başka bir şey değil.

He's a devil, that one!

Bu adam bir şeytan!

Aw. He's a cute little devil, isn't he?

O küçük sevimli bir şeytan, değil mi?