English-Turkish translations for devote:

adamak · ayırmak · other translations

devote adamak

Someone young and fresh and completely devoted to you.

Genç ve taze biri, kendini tamamen sana adamış.

Even if you become a doctor, or a lawyer, or a philanthropist who devotes his life to others.

Bir doktor ya da avukat olsan bile, Ya da başkaları için hayatını adamış bir hayırsever.

Such a devoted mother.

Kendini adamış bir anne

Click to see more example sentences
devote ayırmak

It's just so deep 'cause he's so devoted to you.

Bu yüzden çok derin, çünkü o yüzden senden ayrılmış.

Oviraptors Iived their whole Iives devoted to defending their nests and feeding their young.

Oviraptors Iived onların bütün Iives ayrılmış. .. to onların yuva savunmak ve onların genç besleme.