English-Turkish translations for devoted:

sadık · fedakâr · sadakatli · bağlı · özverili · düşkün · hayran · other translations

devoted sadık

Or maybe I'm a devoted girlfriend and I'm calling you right now.

Ya da ben sadık bir kız arkadaşım ve seni şu anda arıyorum.

You have a devoted boyfriend who loves and cares

Seni seven ve önemseyen sadık bir erkek arkadaşın var

Devoted wife and mother.

Sadık bir ve anne.

Click to see more example sentences
devoted fedakâr

Every girl is innocent, trusting, and devoted.

Her kız da masum, inançlı ve fedakâr olmalı.

He's so devoted.

Çok fedakâr biri.

Louise Hoenin, H-O-E-N-l-N "devoted sister

Louise Hoenin, H-O-E-N-I-N "Fedakâr kardeş

Click to see more example sentences
devoted sadakatli

Amar and Prem full of purity and devotion.

Amar ve Prem saflık ve sadakat dolu.

Loyal devotion, fearless devotion And to die with dignity

Sadık sadakat, korkusuz sadakat ve saygınlıkla ölmek.

But you swore eternal devotion to him.

Ama ona sonsuz sadakat yemini etmiştin.

Click to see more example sentences
devoted bağlı

That guy is devoted to you.

Bu adam sana çok bağlı.

But she's devoted to you

Ama sana çok bağlı.

But marcel is devoted to me.

Fakat Marcel de bana bağlı.

Click to see more example sentences
devoted özverili

A generous friend, a selfless humanitarian, a devoted father and a beloved husband

Cömert bir dost, yardımsever bir insan özverili bir baba ve iyi bir eşti.

Mrs. Schroeder is a widow and devoted mother.

Bayan Schroeder bir dul ve özverili bir anne.

devoted düşkün

Mr. Kramer is a very devoted father.

Bay Kramer çok düşkün bir baba.

devoted hayran

Your devoted, admiring cousin.

Senin fedakâr, hayran kuzenin.