English-Turkish translations for devout:

dindar · samimi · inançlı · other translations

devout dindar

It doesn't say what, but she's a devout Muslim, she lives this side of town.

Bu demek değil ne, ama bir dindar Müslüman's o şehrin bu tarafında yaşıyor.

He's a devout man.

O dindar bir adam.

I'm having dinner with a devout Jewish woman.

Bu akşam dindar bir Yahudi kadınla yemekteyim.

Click to see more example sentences
devout samimi

Well, I thought so, but she's a devout Catholic.

Şey, ben de öyle düşünüyorum, fakat o samimi bir Katolik.

Plus, she is a devout Christian.

Kadın ayrıca samimi bir Hristiyan.

You were once a devout Catholic.

Siz bir zamanlar samimi bir katoliktiniz

devout inançlı

But you're not devout!

Ama sen inançlı değilsin!