English-Turkish translations for diamond:

elmas · pırlanta · mücevher · karo · elmaslı · pırlantalı · other translations

diamond elmas

You're gonna get me a real diamond, and you're gonna help him.

Bana gerçek bir elmas bulacaksın ve sen ona yardım edeceksin.

Mama's gonna buy you a diamond ring

Annen sana bir elmas yüzük alacak

Then you only get one diamond.

O halde tek bir elmas alacaksïn.

Click to see more example sentences
diamond pırlanta

Why would Red give me a diamond ring?

Neden Red bana, pırlanta bir yüzük alsın ki?

That's odd, why is this diamond so fragile?

Çok tuhaf, neden pırlanta bu kadar kırılgan ki?

He gave you a diamond necklace?

Sana pırlanta kolye mi verdi?

Click to see more example sentences
diamond mücevher

Our country's thousands of years old... .priceless diamonds, pearls, jewellery, paintings, statues.

Ülkemizin binlerce yıllık, paha biçilmez elmas, inci, mücevher, tablolar, heykelleri.

The bank manager says it was a diamond dealer, licensed to carry.

Banka müdürü, onu taşıma lisanslı bir mücevher satıcısı olduğunu söylüyor.

Were there any other jewels or gems or diamonds or anything else in there?

Başka mücevherler de var mıydı? Taşlar veya elmaslar veya başka bir şey?

Click to see more example sentences
diamond karo

Ah, here's the ace of diamonds which means you've lost something valuable.

İşte bu, Karo Ası bu da demektir ki, değerli bir şey kaybetmişsin.

Three diamonds and a possible.

Üç karo ve bir muhtemel.

Eight of diamonds: a journey.

Karo sekiz: Bir seyahat.

Click to see more example sentences
diamond elmaslı

Right here is a platinum and diamond Rolex.

Burada platin ve elmaslı bir Rolex var.

diamond pırlantalı

Oh, yes, with a pair of saffron brocade diamond mink pumps.

O evet, bir çift safran renkli gümüş pırlantalı topuklu ayakkabı ile.