English-Turkish translations for difference:

fark · farklılık · değişiklik · dava · kavga · anlaşmazlık · ayrılık · başkalık · other translations

difference fark

I know it's different for you because it's always different, but if you ever need

Senin için farklı olduğunu biliyorum. Çünkü her zaman farklıdır. Ama, eğer ihtiyacın olursa

No, this is family; it's not different.

Hayır, bu bir aile ve farklı değil.

Yes, but no, this is different.

Evet, ama hayır. Bu kez farklı.

Click to see more example sentences
difference farklılık

No, it's just that something is different with him lately and it's not good.

Hayır, sadece son zamanlarda onda bir farklılık var ve bu iyi değil.

That is really a very fine difference.

Bu gerçekten çok ince bir farklılık.

A chance to make a difference.

Farklılık yaratmak için bir şans.

Click to see more example sentences
difference değişiklik

Something different for a change.

Sizin için bir değişiklik.

Of course there's a difference.

Elbette bir değişiklik var.

Ziva, do you notice anything different in here?

Ziva, burada bir değişiklik fark ettin mi?

Click to see more example sentences
difference dava

But after this case, everything will be different.

Ama bu davadan sonra her şey farklı olacak.

It's a different case, detective.

Bu farklı bir dava, dedektif.

It wouldn't make a difference to you or the case.

Senin için ya da dava için bir fark yaratmazdı.

Click to see more example sentences
difference kavga

He just had a different philosophy about martial arts and actual fighting.

Gerçek kavga ve dövüş sanatları hakkında farklı bir felsefesi vardı.

Fighting and martial arts are two different things.

Kavga etmek farklı, dövüş sanatları farklı şey.

Same fight, different round.

Aynı kavga, farklı raunt.

Click to see more example sentences
difference anlaşmazlık

I mean, obviously we've had disagreements before, but this Feels different.

Yani, tabi daha önce de anlaşmazlıklar yaşadık, ama bu farklı hissettiriyor.

Perhaps the next conflict can be solved differently. Thank you.

Belki de bir sonraki anlaşmazlık farklı şekilde çözülebilir.

My differences with Captain Stransky are a personal matter

Yüzbaşı Stransky ile aramızdaki anlaşmazlık özel bir konu.

difference ayrılık

Difference of opinion about the Ripley.

Ripley hakkında görüş ayrılığı var.

difference başkalık

'It's this single volcanic outcrop, 'a kind of nursery of evolutionary difference.

Tek başına bu volkanik çıkıntı bir çeşit evrimsel başkalık yuvası.