English-Turkish translations for dig:

kazma · kaz · kazı · kazmak · kazımak · çıkartmak, çıkarmak · anlamak · araştırmak · hoşlanmak · sevmek · çukur kazmak · dürtmek · beğenmek · other translations

dig kazma

June and I started digging and after a bit June said she'd found something and pulled out a plastic bag.

June ve be kazmaya başladık. Bir süre sonra.. June bir şey bulduğunu söyledi ve plastik bir poşet çekti.

Now get out there and start digging.

Şimdi oraya git ve kazmaya başla.

Look, I'll keep digging.

Bak, kazmaya devam edeceğim.

Click to see more example sentences
dig kaz

Shut up and dig, grandma.

Kapa çeneni ve kaz büyükanne.

Once, twice, you dig three times!

Bir kez, iki kez, üç kez kaz!

Right here, and dig this up.

Tam buraya ve bunu kaz çıkar.

Click to see more example sentences
dig kazı

They're digging for something.

Bir şey için kazı yapıyorlar.

The new dig at Ghost Ranch is a joint project of the University of California Berkeley and the American Museum.

Ghost Ranch' da yeni bir kazı bu ortak bir proje California Berkeley üniversitesi ve Amerikan Müzesinin.

It seems historical digs are back in fashion, the latest underground craze.

Tarihi kazılar tekrar moda olmuş gibi görünüyor, en son yeraltı çılgınlığı.

Click to see more example sentences
dig kazmak

You want to dig up the whole village all for money money money?

Bütün köyü bunun için mi kazmak istiyorsun: Para para para!

Little late to be digging graves, isn't it?

Mezar kazmak için biraz geç değil mi?

Five months ago, Sky climbed these mountains to dig her den.

Beş ay önce, Gökyüzü kendi inini kazmak için bu dağlara tırmandı.

Click to see more example sentences
dig kazımak

The sand is much cooler just beneath the surface, so each squirrel digs its own special trench.

Yüzeyin altındaki kum çok daha serin. Bu yüzden her sincap kendi özel çukurunu kazar.

Who would dig a tunnel here?

Kim buraya bir tünel kazar ki?

Or maybe get Superman to dig you a mine.

Veya belki Süpermen size bir maden kazar.

Click to see more example sentences
dig çıkartmak, çıkarmak

Fiona Goode digs her up, gives her a warm bed and three meals a day.

Fiona Goode onu kazıp çıkardı, sıcak bir yatak ve günde üç öğün yemek verdi.

You killed him, now dig him up.

Onu sen öldürdün, şimdi de çıkar.

Right here, and dig this up.

Tam buraya ve bunu kaz çıkar.

Click to see more example sentences
dig anlamak

You dig me, Mr. O'Hara? Mm-hmm.

Beni anladınız mı, Bay O'Hara?

Nobody touches the Bear, you dig?

Kimse ayıya dokunamaz anladın mı?

Tommy Tyler, Tee Tee, you dig?

Tommy Tyler, Tee Tee, anlıyorsun ya?

Click to see more example sentences
dig araştırmak

Brother Adrian is still digging, okay?

Kardeş Adrian hâlâ araştırıyor, tamam mı?

Do us a favor, McGee, dig with headphones.

Bize bir iyilik yap McGee. Kulaklıkla araştır.

Go to Lianzhou and dig around

Lianzhou'ya git ve biraz araştır.

dig hoşlanmak

And my friend said, "No, but you'll dig him.

Ve arkadaşım dedi ki: "Hayır, ama ondan hoşlanacaksın.

Okay, I hope you dig this.

Tamam, umarım bu hoşuna gider.

And she really digs me.

Ve benden çok hoşlanıyor.

dig sevmek

That boy likes to dig holes.

O çocuk çukur kazmayı seviyor.

Okay, Chris, now, women really dig those firemen calendars.

Tamam, Chris. Kadınlar şu itfaiyeci takvimlerini çok severler.

dig çukur kazmak

And for helping me dig a hole and bury the fridge in it no questions asked.

Ve çukur kazmak için. ve dolabı gömmek için hiç soru sormak da yok.

dig dürtmek

Dig first, money later.

Önce dürtmek, sonra para.

dig beğenmek

I also dig Negroes. Most of all, Michael Jackson.

Zencileri de beğenirim; en çok da Michael Jackson'ı.