English-Turkish translations for dilate:

büyütmek · genişlemek, genişletmek · açmak · genişleme., genişleme · other translations

dilate büyütmek

Tony Mack, sweaty forehead, dilated pupils, what're you hiding?

Tony Mack, alnın terlemiş, büyümüş göz bebekleri, ne saklıyorsun?

His pupils are fixed and dilated.

Göz bebekleri sabit ve büyümüş.

Pupils fixed and dilated.

Gözbebekleri sabit ve büyümüş.

Click to see more example sentences
dilate genişlemek, genişletmek

Pupils are fixed and fully dilated.

Göz bebekleri sabit ve tamamen genişlemiş.

Fixed and dilated.

Sabit ve genişlemiş.

Your pupils are dilating normally, which is the good news.

Göz bebeklerinizin genişlemesi normal. Ki bu iyi bir haber.

Click to see more example sentences
dilate açmak

Mrs. Hill did a whole series: "Inside the Dilated Eye.

Bayan Hill bir dizi yaptı bunlardan."açılmış göz bebeğinin içinde.

Four centimeters dilated.

Dört santimetre açıldı.

Hurry up, she's dilated to eight!

Acele et. Sekiz santim açıldı!

Click to see more example sentences
dilate genişleme., genişleme

The time-dilation field was only a temporary measure.

Zaman genişleme alanı sadece geçici bir önlemdi.

There's no pupil dilation no concussion

Göz bebeklerinde genişleme yok sarsıntı yok

They have the time-dilation device.

Onlar zaman genişleme aygıtına sahipler.