English-Turkish translations for dirty:

pis, pis pis · kirli · bulaştırmak · edepsiz · iğrenç · ahlaksız · adi · rezil · aşağılık · çirkin · alçak · berbat · terbiyesiz · müstehcen · bozuk · bulaşık · yolsuz · other translations

dirty pis, pis pis

A dirty old man and a little girl.

Pis bir yaşlı adam ve küçük kız.

That's a dirty trick.

Bu pis bir numara.

You are a dirty old man.

Yaşlı ve pis bir adamsın.

Click to see more example sentences
dirty kirli

It's a dirty little secret, and dirty little secrets always come out, don't they, Cyrus?

Bu, küçük kirli bir sır ve küçük kirli sırlar her zaman ortaya çıkar, değil mi Cyrus?

It's dirty money.

Bu kirli para.

A man's hands may be dirty

Bir adamın elleri kirli olabilir

Click to see more example sentences
dirty bulaştırmak

It's a dirty little secret, and dirty little secrets always come out, don't they, Cyrus?

Bu, küçük kirli bir sır ve küçük kirli sırlar her zaman ortaya çıkar, değil mi Cyrus?

It's a dirty little war Three, five, zero, zero

Bu kirli küçük bir savaş üç, beş, sıfır, sıfır

No, it's too dirty

Hayır, bu çok pis

Click to see more example sentences
dirty edepsiz

Yeah, but you're a dirty old man.

Evet, ama edepsiz yaşlı bir adamsın.

You wanna hear a dirty secret?

Edepsiz bir sır duymak ister misin?

It's not even a dirty word.

Edepsiz bir kelime dahi değil.

Click to see more example sentences
dirty iğrenç

The American West is a disgusting, awful, dirty, dangerous place.

Amerika'nın Batı'sı iğrenç, berbat, pis, tehlikeli bir yer.

What a disgusting, dirty river!

Ne kadar iğrenç, kirli bir nehir!

You dirty filthy animal!

Seni pislik, iğrenç hayvan!

Click to see more example sentences
dirty ahlaksız

You are a dirty girl.

Sen ahlaksız bir kızsın.

You're a dirty girl, like me.

Benim gibi ahlaksız bir kızsın.

A dirty woman Doesn't kill you, don't kill her.

Ahlaksız bir kadın seni öldürmez, onu öldürme.

Click to see more example sentences
dirty adi

Sam, what are you doing with Dirty Harry, here?

Sam, bu Adi Harry ile burda ne yapıyorsun?

They're screening two of my favorites tonight. Planes, Trains Automobiles and Dirty Rotten Scoundrels.

Bu akşam iki favorimi yayınlıyorlar Uçaklar, Trenler, Otomobiller ve Kirli, Çürük ve Adi.

That's a dirty, stinking lie.

Adi, aşağılık bir yalan bu!

Click to see more example sentences
dirty rezil

Now, that is a dirty little bastard.

Bu tam küçük, rezil bir piç kurusu.

You've lived a dirty life.

Rezil bir hayat yaşadın.

It's confusing, and messy, and dirty, dumb.

Kafa karıştırıcı, karmaşık ve rezil. Aptallık.

Click to see more example sentences
dirty aşağılık

You are a very dirty bastard indeed.

Sen kesinlikle çok aşağılık bir piçsin.

They're all dirty bastards.

Hepsi aşağılık piç kuruları.

Yes, it's a low-down low-down dirty shame

Evet bu aşağılık, aşağılık, rezil bir utanç

Click to see more example sentences
dirty çirkin

You're just a dirty little liar.

Sen sadece küçük çirkin bir yalancısın.

Is it dirty or is it about love?

Çirkin bir şey mi yoksa aşk mı?

It will be humiliating, dirty, and insulting for you.

Bu senin için küçük düşürücü, çirkin ve aşağılayıcı olacak.

Click to see more example sentences
dirty alçak

You are a very dirty bastard, Sidney.

Sen çok alçak bir herifsin, Sidney.

He's a dirty scoundrel.

O kirli bir alçak.

You dirty spy.

Seni alçak casus!

Click to see more example sentences
dirty berbat

The American West is a disgusting, awful, dirty, dangerous place.

Amerika'nın Batı'sı iğrenç, berbat, pis, tehlikeli bir yer.

It's a hell of a dirty place!

Ne kirli ve berbat bir yer!

It's a terrible, dirty thing

Berbat, iğrenç bir şeydi

Click to see more example sentences
dirty terbiyesiz

And you are a dirty, dirty, old man.

Ve sen çok terbiyesiz bir yaşlı adamsın.

You dirty little girl.

Seni terbiyesiz, küçük kız.

And sometimes that's a dirty word.

Ve bazen terbiyesiz bir kelime olabiliyor.

Click to see more example sentences
dirty müstehcen

So dirty, but you know what?

Çok müstehcen. Ama biliyor musun?

It sounds dirty, but it's not.

Müstehcen gibi geliyor ama değil.

Why? Because it's dirty.

Çünkü müstehcen bir şey.

Click to see more example sentences
dirty bozuk

That dirty cop!

O bozuk polis!

So, make it ragged and dirty.

Bu yüzden onu pis ve bozuk yap.

Especially with your dirty mouth and your no-talent wife!

Özellikle de o bozuk ağzın ve yeteneksiz karınla!

Click to see more example sentences
dirty bulaşık

And finally, the dirty dishes.

Son olarak da kirli bulaşıklar.

What a pile of dirty dishes.

Ne büyük bir bulaşık yığını.

Spanky: and of course, there were dirty dishes.

Ve tabi ki, kirli bulaşıklar da vardı.

dirty yolsuz

That's a dirty call, and look here.

Bu yolsuz bir görüşme ve işte bak.