English-Turkish translations for disabled:

devre dışı · devre · engelli · özürlü · etkisiz · sakat · other translations

disabled devre dışı

Security guard is also missing, and the entire security system has been disabled.

Güvenlik görevlisi de kayıp ve tüm güvenlik sistemi de devre dışı bırakılmış.

The Skull and M.O.D.O.K. disabled all of the reactor's safety systems.

Kafatası ve M.O.D.O.K. reaktörün tüm güvenlik sistemlerini devre dışı bırakmışlar.

There are two ways to disable a crocodile, you know.

Bir timsahı devre dışı bırakmanın iki yolu var.

Click to see more example sentences
disabled devre

Security guard is also missing, and the entire security system has been disabled.

Güvenlik görevlisi de kayıp ve tüm güvenlik sistemi de devre dışı bırakılmış.

The Skull and M.O.D.O.K. disabled all of the reactor's safety systems.

Kafatası ve M.O.D.O.K. reaktörün tüm güvenlik sistemlerini devre dışı bırakmışlar.

There are two ways to disable a crocodile, you know.

Bir timsahı devre dışı bırakmanın iki yolu var.

Click to see more example sentences
disabled engelli

He's not disabled. He's a genius.

Engelli değil, o bir dahi.

This guy isn't disabled.

Bu adam engelli değil.

Your brother's a very disabled individual.

Kardeşin oldukça engelli bir birey.

Click to see more example sentences
disabled özürlü

My opinion is objective and professional. The boy is mentally disabled.

Tarafsız ve profesyonel olarak benim görüşüm: çocuk zihinsel özürlü.

He's mentally disabled, not stupid.

O zihinsel özürlü, aptal değil.

We may be disabled, but you're disgusting.

Biz özürlü olabiliriz, ama sen iğrençsin.

Click to see more example sentences
disabled etkisiz

This should disable their weapons systems within a half hour.

Silah sistemleri yarım saat içinde etkisiz hale gelecek.

What if Voyager is disabled?

Peki ya Voyager etkisiz kalırsa?

Why hasn't that machine been disabled?

O makine neden etkisiz hale getirilmedi?

Click to see more example sentences
disabled sakat

You're lying to a disabled person.

Sakat bir insana yalan söylüyorsun.

So you're not only disabled, you're also gay.

Sadece sakat değil, aynı zamanda geysin de.

Disabled veterans protesting the Vietnam War.

Sakat gaziler Vietnam Savaşı'nı protesto ediyor.

Click to see more example sentences