English-Turkish translations for discharge:

taburcu etmek · terhis · atmak · deşarj · akıntı · boşaltım · boşalım · terhis etmek · tahliye · taburcu olma · ateşleme · ihraç · ihraç etmek · akış · irin · boşalma · cerahat · göndermek · izin · tahliye etmek · ateşlemek · other translations

discharge taburcu etmek

She had hip replacement surgery a month ago and was discharged last week.

Bir ay önce kalçasından ameliyat oldu ve geçen hafta taburcu edildi.

You look absolutely frightful, why have the clinic discharged you?

Kesinlikle korkunç görünüyorsun, klinik neden seni taburcu etti?

Stacy Fung, discharged after two days.

Stacy Fung, iki gün sonra taburcu edilmiş.

Click to see more example sentences
discharge terhis

She was discharged two weeks ago.

İki hafta önce terhis olmuş.

He was former special forces, Discharged after desert storm.

Eski Özel Kuvvetler askeri, Çöl Fırtınası'ndan sonra terhis edilmiş.

You've been discharged a month.

Bir ay önce terhis oldun.

Click to see more example sentences
discharge atmak

And you know what happened to him? Discharged dishonorably.

Ve Ona ne olduğunu biliyor musun? ordudan atıldı onursuzca.

Mr Larson was discharged long ago.

Bay Larson uzun zaman önce ordudan atıldı.

Dishonorably discharged six weeks ago.

Altı hafta önce ordudan atılmış.

Click to see more example sentences
discharge deşarj

It's electromagnetic discharge.

Elektromanyetik deşarj için.

A random discharge, Mr. Wainwright.

Sıradan bir deşarj, Bay Wainwright.

Second discharge fried all the comms, sir.

İkinci deşarj tüm iletişimi kesti efendim.

Click to see more example sentences
discharge akıntı

Heavy but normal discharge.

Şiddetli ama normal bir akıntı.

It's an inorganic plasmic discharge from the device,

O gördüğün cihazdan kaynaklanan plazmik bir akıntı.

Any penile or anaI discharge?

Peniste ya da anüste akıntı?

Click to see more example sentences
discharge boşaltım

Electron discharge is much lighter, much cheaper, much safer, much faster and less energy consuming.

Elektron boşaltımı, çok daha hafif, ucuz, güvenli hızlı ve düşük enerji tüketimlidir.

What is this salty discharge?

Bu tuzlu boşaltım da ne?

Nausea, fever, black mucus discharge?

Bulantı, ateş, siyah sıvı boşaltımı.

Click to see more example sentences
discharge boşalım

Stupid No scarring, no purulent discharge, and the NAATs were negative.

Yara izi ve cerahat boşalımı yok, NAAT testide negatif çıktı.

Energy discharge complete.

Enerji boşalımı tamamlandı.

That's high-level static discharge.

Yüksek düzeyde statik boşalım.

Click to see more example sentences
discharge terhis etmek

He was former special forces, Discharged after desert storm.

Eski Özel Kuvvetler askeri, Çöl Fırtınası'ndan sonra terhis edilmiş.

And then I got discharged.

Ben de terhis edildim.

Then I was discharged and sent home.

Sonra terhis edildim ve eve gönderildim.

discharge tahliye

Because she was discharged three weeks ago.

Çünkü üç hafta önce tahliye edildi.

Yeah, well, Barbie getting discharged tomorrow, or didn't you hear?

Evet, ama Barbie yarın tahliye oluyor, yoksa duymadın mı?

discharge taburcu olma

Hunter left it for me before he was discharged.

Hunter taburcu olmadan önce benim için bırakmış.

Kate ready to be discharged?

Kate taburcu olmaya hazır mı?

discharge ateşleme

Discharge in three seconds. Two, one.

Ateşlemeye üç saniye iki bir.

It has a delicate trigger, and smoothest discharge.

Tetiği narin ve pürüzsüz bir ateşlemeye sahip.

discharge ihraç

Woodson was dishonorably discharged three weeks ago.

Woodson ordudan üç hafta önce ihraç edilmiş.

Looks likehe was dishonorably discharged. Yeah, right.

Görünüşe göre, askerlikten ihraç edilmiş. evet, doğru.

discharge ihraç etmek

Woodson was dishonorably discharged three weeks ago.

Woodson ordudan üç hafta önce ihraç edilmiş.

Looks likehe was dishonorably discharged. Yeah, right.

Görünüşe göre, askerlikten ihraç edilmiş. evet, doğru.

discharge akış

No erythema or purulent discharge.

Kızarıklık ya da irin akışı yok.

discharge irin

No erythema or purulent discharge.

Kızarıklık ya da irin akışı yok.

discharge boşalma

It's just an atmospheric discharge.

Sadece atmosferik bir boşalma.

discharge cerahat

Stupid No scarring, no purulent discharge, and the NAATs were negative.

Yara izi ve cerahat boşalımı yok, NAAT testide negatif çıktı.

discharge göndermek

Then I was discharged and sent home.

Sonra terhis edildim ve eve gönderildim.

discharge izin

Stupid No scarring, no purulent discharge, and the NAATs were negative.

Yara izi ve cerahat boşalımı yok, NAAT testide negatif çıktı.

discharge tahliye etmek

Because she was discharged three weeks ago.

Çünkü üç hafta önce tahliye edildi.

discharge ateşlemek

It's set to discharge a huge ionosphere particle beam.

Büyük bir iyonosfer partikül ışını ateşlemek için hazırlıyor.