English-Turkish translations for disease:

hastalık · hastalıklı · rahatsızlık · illet · dert · other translations

disease hastalık

And when you get back, your job will be waiting for you, because you have a disease, Linda.

Ve geri döndüğünde seni bekleyen bir işin olacak, çünkü senin bir hastalığın var, Linda.

There's no sign of infection, it's not a metabolic or autoimmune disease.

Enfeksiyon belirtisi yok. Metabolik ya da otoimmün bir hastalık değil.

This disease is usually discovered earlier in childhood,

Bu hastalık genellikle önceki çocukluk keşfetti,

Click to see more example sentences
disease hastalıklı

I have a patient, a young boy with a rare brain disease. He's very, very sick.

Bir hastam var, küçük bir çocuk, ender görülen bir beyin hastalığı. çok ama çok hasta.

Steve Jobs lived with the disease for seven years.

Steve Jobs bu hastalıkla yedi yıl yaşadı.

What a horrific ending To your pathetic, diseased family.

Acınası ve hastalıklı ailen için ne korkunç bir son ama.

Click to see more example sentences
disease rahatsızlık

And I'm not crazy, It's a physical disease,

Ben deli değilim. Bu fiziksel bir rahatsızlık.

You have the same disease.

Senin aynı rahatsızlığın var.

It's a disease, It's called Tourette's Syndrome,

Bu bir rahatsızlık. Tourette Sendromu diyorlar.

Click to see more example sentences
disease illet

'Cause he's part of the disease

Çünkü o bu illetin bir parçası

AlDS is an incurable disease.

AIDS tedavisi olmayan bir illet.

I have Friedreich's Ataxia, a neuromuscular disease.

Bende Friedreich ataksisi var, bir nöromüsküler illet.

disease dert

No muss, no fuss. Invincible to disease.

Dert yok, tasa yok, hastalık yok.