disgraceful

Karl, you're a disgrace to the profession you're not a mercenary, you're a terrorist.

Sen profesyonelliğin yüz karasısın, paralı asker falan değil, bir teröristsin sen.

You're a traitor to this country, and a disgrace to your office.

Bu ülke için bir hain, bu makam için bir yüz karasısınız.

You're not only a disgrace for the company, but for your brother as well.

Sadece bu bölük için değil abin için de bir yüz karasısın.

You're a drug addict and you're a disgrace to all wolves.

Sen bir uyuşturucu müptelasısın ve tüm kurtların yüz karasısın.

You're a disgrace to this university and your family name.

Bu üniversite için bir utanç kaynağısın. Ailen için de.

You are a disgrace to your people and your queen.

Insanlar ve kraliçe için tam bir utanç kaynağısın.

She has abandoned you and lives in disgrace.

Seni terk etti ve utanç içinde yaşıyor.

You're a disgrace, Valentine.

Sen bir yüzkarasısın, Valentine.

You're a disgrace, Colonel.

Sen bir yüzkarasısın Albay

The man's a total disgrace to the dental profession.

Bu adam dişçilik mesleği için tam bir yüz karası..