English-Turkish translations for disgust:

iğrenç., iğrenç · iğrenme · nefret · tiksinti · tiksinme · nefret ettirmek · other translations

disgust iğrenç., iğrenç

I don't know what that means, but it sounds disgusting.

Bunun ne demek olduğunu bilmiyorum ama kulağa iğrenç geliyor.

You lied to me, that's disgusting!

Bana yalan söyledin, iğrenç bir şey bu!

That sounds disgusting even when it's fresh.

Taze olsa bile kulağa iğrenç geliyor.

Click to see more example sentences
disgust iğrenme

Disappointment, frustration, disgust, outrage.

Hayal kırıklığı, hüsran, iğrenme, hakaret.

It's not a question of disgust.

Bu bir iğrenme meselesi değil.

Is it fear or disgust?

Korku mu, yoksa iğrenme mi?

Click to see more example sentences
disgust nefret

They're just gross, disgusting, unnatural, and I hate them.

Onlar sadece iğrenç, tiksinç, doğaya aykırı ve onlardan nefret ediyorum.

I hated that. That was disgusting.

Bundan nefret ederim Bu iğrenç

Yes, human beings experience disgust and contempt.

Evet, insanlar tiksinir ve nefret eder.

Click to see more example sentences
disgust tiksinti

I feel disgust and discomfort.

Tiksinti ve rahatsızlık hissediyorum.

More like kind of disgust.

Daha çok tiksinti gibiydi.

disgust tiksinme

That's not oh, that's a pretty impressivecombination of contempt and disgust.

Bu hiç de Oldukça etkileyici, aşağılama ve tiksinme karışımı.

Anger and disgust.

Öfke ve tiksinme:

disgust nefret ettirmek

They're just gross, disgusting, unnatural, and I hate them.

Onlar sadece iğrenç, tiksinç, doğaya aykırı ve onlardan nefret ediyorum.