English-Turkish translations for dish:

yemek · bulaşık · tabak · çanak · anten · kap · lezzet · mutfak · other translations

dish yemek

Okay, well, then just stay here and wash dishes and eat other people's food, and, you know, enjoy that.

Peki, tamam, burada kal ve bulaşıkları yıka ve başkalarının yemeklerini ye, ve, biliyorsun, keyfine bak.

Is this a traditional Korean dish?

Bu geleneksel bir Kore yemeği mi?

You know it's mom's favorite dish.

Bilirsin, o annemin en sevdiği yemek.

Click to see more example sentences
dish bulaşık

Okay, well, then just stay here and wash dishes and eat other people's food, and, you know, enjoy that.

Peki, tamam, burada kal ve bulaşıkları yıka ve başkalarının yemeklerini ye, ve, biliyorsun, keyfine bak.

What's a young lad like you doing washing dishes?

Senin gibi genç bir adam neden bulaşık yıkıyor?

I'm sorry, sir, but the dishes

Özür dilerim efendim, ama bulaşıklar

Click to see more example sentences
dish tabak

There's one more dish

Bir tabak daha var.

Maybe one more dish.

Belki bir tabak daha.

Bring me a clean dish!

Temiz bir tabak getir!

Click to see more example sentences
dish çanak

And it's not only the world's biggest telescope, it's also the world's biggest radar dish.

Ve sadece dünyanın en büyük teleskopu değil aynı zamanda dünyanın en büyük radar çanağı.

And a satellite dish.

Ve bir çanak anten.

Tell me, when did doilies and your mother's dishes become so important to you?

Danteller, annenin çanak çömleği ne zamandır senin için bu kadar önemli?

Click to see more example sentences
dish anten

It's a satellite dish!

Bu bir uydu anteni!

Got a satellite dish for Shelly.

Shelly için bir uydu anteni aldım.

This is the best dish in town.

Şehirdeki en iyi çanak anten bu.

Click to see more example sentences
dish kap

Just shut up and wash them dishes, rookie.

Kapa çeneni de git bulaşıkları yıka çaylak.

Almost the only real thing in there, and even that's grown in a Petri dish.

Neredeyse buradaki tek gerçek şey ve o bile bir Petri kabında yetişiyor.

Lab tech work; like, petri dish cultures, things like that.

Lab teknik işi petri kabında kültürler, bunun gibi şeyler.

Click to see more example sentences
dish lezzet

This dish is really delicious

Bu yemek gerçekten çok lezzetli.

this dish is so delicious!

Bu yemek çok lezzetli!

Today we have macaroni with sausage and broccoli a delicious dish!

Bugün, sosisli ve brokolili makarna var. Çok lezzetli bir yemek!

Click to see more example sentences
dish mutfak

Italian cuisine is delicious, especially the Roman dishes.

İtalyan mutfağı çok lezzetlidir, özellikle de Roma yemekleri.

Mrs. Chow, try some Shanghai dishes.

Bayan Chow biraz Shanghai mutfağı denesenize.