dishonourable

I'm a slightly dishonourable entrepreneur.

Ben ise birazcık namussuz bir girişimciyim.

My teacher sends his apologies for John Kreese's dishonourable actions.

John Kreese'in onursuz davranışları için hocam sizden özür dilememi istedi.

Lord Toranaga's decision to surrender is so dishonourable and useless.

Efendi Toranaga'nın teslim olma kararı şerefsiz ve yararsız.

But you, my lord, would never be so dishonourable.

Ama benim lordum hiçbir zaman böyle onursuz olmaz.

He has never uttered a single word without some dishonourable intent.

Art niyetli olmadikca agzindan bir tek kelime bile cikmaz.

There's nothing dishonourable in that, Harry.

Bunda onursuzca bir şey yok, Harry.

This man has dishonoured my family!

Bu adam ailemin onurunu lekeledi!

It's not a dishonour check.

Bu şerefsiz bi çek değil.

She dishonoured us!

Bizi küçük düşürdü.

You dishonourable top'a!

Kaptan, ziyaretçilerimiz var.