English-Turkish translations for disorder:

bozukluk, bozukluğu · hastalık · rahatsızlık · düzensiz · düzensizlik · kargaşa · karışık · anarşi · bozuk · other translations

disorder bozukluk, bozukluğu

And also it is easily digested, therefore it's excellent for indigestion and stomach disorder.

Ve aynı zamanda kolayca sindirilir, Bu nedenle hazımsızlık ve mide bozukluğu için mükemmeldir.

And you diagnosed him with post-traumatic stress disorder.

Siz de ona travma sonrası stres bozukluğu teşhisi koydunuz.

He probably has post traumatic stress disorder.

Muhtemelen travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor.

Click to see more example sentences
disorder hastalık

It's a blood disorder. It's also known as the vampire disease.

Bir çeşit kan hastalığı vampir hastalığı olarak da bilinir.

A rare and fascinating disorder.

Nadir ve ilginç bir hastalık.

It's a very rare disorder

Bu hastalık çok ender görülür.

Click to see more example sentences
disorder rahatsızlık

PARSONS: Mr. Sanchez has been suffering from post-traumatic stress disorder.

Bay Sanchez'in travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığı var.

She obviously has a very serious disorder.

Ciddi bir rahatsızlığı olduğu çok açık.

It's a synaptic disorder.

Bu bir sinaptik rahatsızlık.

Click to see more example sentences
disorder düzensiz

for drunk and disorderly.

sarhoş ve düzensiz için.

It's absurd, confused, random, disorderly, and deeply unpleasant.

Bu absürd, karmaşık, gelişigüzel, düzensiz ve gerçekten nahoş.

Drunkenness and disorderly conduct.

Sarhoşluk ve düzensiz davranışlar.

Click to see more example sentences
disorder düzensizlik

A type of sleeping disorder.

Bir çeşit uyku düzensizliği.

Since these mysterious disorders began

Bu gizemli düzensizlik başladığından beri

Cognitive therapy and emotional disorders.

Kavram terapisi ve duygusal düzensizlik.

Click to see more example sentences
disorder kargaşa

Without them disorder, chaos

Onlar olmadan: kargaşa, felaket

Without them, disorder catastrophe, anarchy

Onlar olmadan: kargaşa, felaket, anarşi

I enjoy chaos and disorder.

Kaos ve kargaşa hoşuma gidiyor.

Click to see more example sentences
disorder karışık

Post-traumatic stress is a complicated disorder.

Travma sonrası stres karışık bir rahatsızlıktır.

Social anxiety disorder mixed with depression.

Depresyonla karışık sosyal anksiyete bozukluğu.

disorder anarşi

Without them, disorder catastrophe, anarchy

Onlar olmadan: kargaşa, felaket, anarşi

disorder bozuk

Well brain scans can't diagnose, uh, mental disorders.

Şey.. Beyin taramaları akıl sağlığı bozukluklarını teşhis edemez.