English-Turkish translations for dispense:

vermek · uygulamak · bağışlamak · other translations

dispense vermek

So, uh, what brings you in here, Sid, besides dispensing fashion advice?

Seni buraya hangi rüzgar attı Sid? Moda tavsiyeleri vermek dışında?

Besides dispensing fashion advice?

Moda tavsiyeleri vermek dışında?

The machines, having long studied men's simple, protein-based bodies dispensed great misery upon the human race.

Makineler, uzun süre insanların basit, protein temelli vücutlarını çalışmışlardı ve insan ırkına büyük zarar verdiler.

Click to see more example sentences
dispense uygulamak

Vampires dispensing vampire justice.

Vampir adaletini uygulayan vampirler.

dispense bağışlamak

A mattress that dispenses cigarettes.

Sigara bağışlayan bir döşek o.