English-Turkish translations for distance:

mesafeli, mesafe · uzak · ara · uzaklık · şehirlerarası · menzil · aralık · perspektif · geçmek · uzakta tutmak · other translations

distance mesafeli, mesafe

This is the future of long-distance communication, and new technology is not cheap.

Bu teknoloji uzun mesafeli iletişimin geleceği ve yeni teknolojiler ucuz değildir.

Yeah, that long-distance thing always did work for you, didn't it?

Evet bu uzun mesafe işi senin için hep işe yarar di mi?

Long distance relationships never work out.

Uzun mesafe ilişkileri asla yürümez.

Click to see more example sentences
distance uzak

And you keep them at a distance until we're ready.

ve biz hazır olana kadar onları uzak tut.

And hurry, please! I'm calling from a very great distance!

Acele et lütfen çok uzak mesafeden arıyorum çünkü!

Follow from a distance and shut up.

Biraz uzaktan takip et ve sus.

Click to see more example sentences
distance ara

This is a really important call long-distance.

Bu gerçekten önemlİ bİr görüşme uluslararası arıyor.

I'm interested only in the shortest distance between these two points.

Ben sadece bu iki nokta arasındaki en kısa mesafeyle ilgileniyorum.

The shortest distance between two points is a straight line.

İki nokta arasındaki en kısa mesafe, düz bir çizgidir.

Click to see more example sentences
distance uzaklık

There's a standard distance?

Standart bir uzaklık var?

Distance to target: two minutes.

Hedefe uzaklık iki dakika!

Stop at a safe distance.

Güvenli bir uzaklıkta dur.

Click to see more example sentences
distance şehirlerarası

That was Warren Sheffield calling long-distance to propose.

Warren Sheffield şehirlerarası arıyordu, evlenme teklif etmek için.

When will the long-distance lines be repaired?

Şehirlerarası hatları ne zaman tamir olacak?

Long-distance call, Mr. Leland.

Şehirlerarası telefon Bay Leland.

Click to see more example sentences
distance menzil

Says the long-distance sensors, sir.

Uzun menzilli algılayıcılar diyor efendim.

And to kill them, we need light-Weighted and long-distance cannons.

Ve onları yıkmak için uzun menzilli toplara ihtiyacımız var.

distance aralık

Proper spacing and distance.

Uygun mesafe ve aralık.

distance perspektif

You need distance and perspective. What?

Mesafe ve perspektife ihtiyacın var.

distance geçmek

But the time away, the distance, it gave me a new perspective.

Ama geçen zaman ve mesafe, bana yeni bir bakış açısı kazandırdı.

distance uzakta tutmak

And you keep them at a distance until we're ready.

ve biz hazır olana kadar onları uzak tut.