English-Turkish translations for distant:

uzaktan, uzakta, uzak · mesafeli · soğuk · belirsiz · other translations

distant uzaktan, uzakta, uzak

One day, in the distant future, things will be calm and normal, right?

Bir gün, uzak bir gelecekte her şey sakin ve normal olacak, değil mi?

First contact could be with our distant cosmic cousins.

İlk temas bizim uzak kozmik kuzenlerimizle olabilir.

A very, very distant second is a Ferrari.

Çok, çok uzak bir ikinci de bir Ferrari'dir.

Click to see more example sentences
distant mesafeli

I know how awful and cold and distant and preoccupied

Ne kadar korkunç ve soğuk ve mesafeli ve dalgın

Well, maybe Ethan was overwhelmed by the moment, and that's why he was distant.

Belki de Ethan çok bunalmıştı belki de bu yüzden mesafeli davrandı.

He seems more distant every day.

Her gün biraz daha mesafeli görünüyor.

Click to see more example sentences
distant soğuk

I know how awful and cold and distant and preoccupied

Ne kadar korkunç ve soğuk ve mesafeli ve dalgın

Phillip said he forgave me, but he's been weird and distant all day.

Phillip beni affettiğini söyledi ama bütün gün bana garip ve soğuk davrandı.

You know, cold and distant, almost primitive.

Soğuk ve mesafeli, neredeyse ilkel diyeceğim.

Click to see more example sentences
distant belirsiz

Somewhere in the dim and distant past this creature's ancestors lived in water.

Belirsiz ve uzak bir geçmişte bu yaratığın ataları suda yaşıyordu.