English-Turkish translations for distend:

şişirmek · other translations

distend şişirmek

A woman's face never looks quite so beautiful as when it's distended in pain.

Bir kadının yüzü hiç bir zaman acıdan şişmiş olduğu zamanki kadar güzel olamaz.

She's got distended neck veins, and her heart sounds are muffled.

Boyun damarları şişmiş durumda ve kalp sesi boğuk geliyor.

Goldstein found nothing but a distended bladder.

Goldstein şişmiş bir mesane dışında hiçbir şey bulamadı.

Click to see more example sentences